MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 08.02.2012 gün ve 403/51 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Avukat ... ve karşı taraftan davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı ... vekili, davacının 1983-1984 yıllarında o dönemde köy olan yerleşim biriminde iyiniyetle sahibi sandığı arsa üzerine kendi imkanlarıyla ev yaptığını, ancak arsanın sahipsiz olmadığını, sahibinin ... olduğunu öğrendiğini, zaman içerisinde davacı tarafından iyiniyetle yapıldığı düşüncesiyle inşaat bittikten sonra oturmasına ...’in muvafakat ettiğini, 2001 yılında da 1.500 TL karşılığı haricen davacıya sattığını, davacının yaşlı, okuma yazma bilmeyen, cahil olarak nitelendirilebilecek şekilde ihmal ederek taşınmazı adına tescil ettirmediğini, davacının kızı ...'ın davacının ihmalinden yararlanarak satıcı ... yı da yanıltarak kendi adına tescil yaptırdığını, davacının kızının 2005 yılında geçirdiği kaza sonucu ölümü sonrası dava konusu taşınmazın eşi ... ile müşterek çocuğu ... ’a intikal ettiğini, ...’nın 13.02.2006 tarihinde payını babasına tapuda sattığını, davacının bu durumu davanın açılmasında üç dört hafta önce ... tarafından dava konusu taşınmazın satışı için evi göstermek üzere müşteri getirilmesi üzerine öğrendiğini, davacının kızı tarafından tescile esas işlemin iradeyi fesada uğratan hileye dayanması nedeni ile hukuken korunmaya değer bir hakkın olmadığını, tescilin yolsuz tescil olduğunu, yıllardır davacının taşınmaz üzerinde zilyetliğinin bulunduğunu, davacının kızının tapu kaydını ...'yı yanıltmak suretiyle iyiniyetli olmayarak adına tescil ettirdiğini açıklayarak öncelikle davalıya ait tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmazsa terditli olarak fazlaya dair dava ve talep hakları şimdilik saklı kalmak kaydı ile davalının sebepsiz zenginleştiği evin inşa bedeli olan 15.000 TL'nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı ... vekili, davalının dava konusu taşınmazı 2005 yılında vefat eden eşinden mirasçı sıfatıyla iktisaben kazandığını, müşterek çocukları ... hissesini babasına 2006 yılında satış yolu ile devrettiğini, davalının uzun yıllar ...’da işçi olarak çalıştığını, yüklü paralar kazandığını, dava konusu arsayı üzerinde inşa edilmiş ev temeli ile birlikte mal sahibi ...'dan aldıklarını, bedelini peyderpey ya izinli geldiklerinde bizzat, yada kayınvalidesine para göndererek ödediklerini, üzerine şu an kurulu evi yaptırdıklarını, inşaat bittikten sonra davacı kayınvalidesinin oturmasına izin verdiklerini, davalının eşinin vefatından sonra mirasından pay alamayan kayınvalidesinin haksızlığa uğradığı düşüncesiyle düzmece savlar ileri sürerek haksız olan bu davayı açtığını, dava konusu arsa ile arsa üzerinde yapılan ev ile uzaktan yakından ilgisinin bulunmadığını, ... yurtdışında çalıştığı için kardeşi ...’ün taşınmazı ...'dan ... adına vekaletle tescil ettirdiğini, ... 'ün ise davacı ... öz oğlu olması nedeniyle davacının iddia ettiği gibi satış ve tescil işlemlerinde davacı aleyhine hile yapıldığının iddia edilemeyeceğini, kızının annesi aleyhine hile yapmasının da hayalden öte bir şey olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile ... ili ... ilçesi ... Köyü 620 parsel sayılı arsa vasfındaki taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının 400/512 hissesinin (03.09.2001 tarihli ... yevmiye numaralı satış akit tablosu ile devredilen kısım) iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu ... köyü 620 parselin 09.08.2000 tarihinde ifrazen Hazine adına tapuda kayıtlı iken 25.09.2000 tarihinde 2981 ve 3290 sayılı kanunlar gereği ... Belediyesi adına tescil edildiği, 15.08.2001 tarihinde 400/512 payın tahsisen ... adına tapulandığı, 03.09.2001 tarihinde de bu payın satış nedeni ile ... kızı ... adına tescil edildikten sonra 13.02.2006 tarihinde intikal ve satış nedeni ile ... oğlu ...’ın malik olduğu görülmektedir. Diğer 112/512 pay ise ... Belediyesi tarafından 26.09.2008 tarihinde ...’a satılmıştır. Halen taşınmazın tapudaki maliki ...’dır.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, tapuda kayıtlı iken üzerine ev inşa ettiği davaya konu taşınmazın 400/512 payının davacı ... tarafından tapuda kayıt maliki ... ’dan parasını ödeyerek haricen satın ve devraldığı, ancak davalının murisi ... ’ın davacının kızı olması nedeni ile satıcı ... ’ya karşı iradesi fesada uğratılarak, annesinin evin kendisine devrini istediği hususunda karar aldığını açıklayarak ve hile kullanarak kayıt maliki ...’in vekili ... tarafından tapuda kendi üzerine tescil ettirdiği tanık beyanları ve özellikle devri yapan tanık ... tarafından ifade edildiğine, esasen davalının murisi adına tescile esas işlemin iradeyi fesada uğratan hallerden hileye dayanması nedeniyle davalının hukuken korunmaya değer bir hakkının da olmadığı anlaşıldığına göre, Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan yerel mahkeme hükmünün ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davalıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya verilmesine, ve aşağıda dökümü yazılı 297,00 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 2.734,70 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy