MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tefhim
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda, ... . Aile Mahkemesi'nin 2012/466-653 sayılı ilamına dayanılarak müvekkili aleyhine ilamlı takibe geçildiğini, ilamda belirtilen katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verildiğini ve dava tarihinin 27.03.2012 olmasına rağmen alacaklı tarafça icra emrinde ilk ilamdaki dava tarihi olan 27.03.2007 tarihinden itibaren katkı payı alacağına faiz yürütüldüğünü, bunun da ilama aykırılık teşkil ettiğini belirterek icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunun takibe konu edilen ilamda belirtilen dava tarihine göre (27.03.2012) hesap yapılan bölümü esas alınarak karar verilmiştir.
Somut olayda, Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nce ilk ilama ilişkin olarak verilen bozma kararında, karar tarihinden itibaren faize hükmedilmesi hususu eleştirilmiş ise de aleyhe bozma yasağı nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır. Nitekim, takibe dayanak yapılan ve bozmaya uyularak verilen 06.06.2012 tarihli karar Yargıtay 8.Hukuk Dairesi'nin 22.01.2013 gün ve 2012/9651 E, 2013/585 K. sayılı kararıyla, “... dava tarihinden ...ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına 31.01.2011 tarihinden ibaresinin yazılmasına...” şeklinde düzeltilerek onanmış olup bu durumda faizin karar tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir.
O halde mahkemece 31.01.2011 olan karar tarihinden itibaren faiz hesabı yapılacak şekilde bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, dayanak ilamda yanlış olarak gösterilen dava tarihi esas alınarak yapılan faiz hesabına göre hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
13.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy