MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet ve itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi borçlu aleyhine ilama dayalı olarak takip yapılmış, borçlu vekili olan Av. ... tarafından mahkemeye verilen şikayet dilekçesinde takibin iptaline aksi halde usulsüz tebligatın iptaline ve takipte ödemiş oldukları toplam 17.651,13 USD.lik kısmına itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep edilmiştir. Mahkemece, şikayetin kabulüne ve icra emrinin iptaline, takibin karar kesinleşinceye kadar durdurulmasına, davacının diğer itirazları yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Mahkemenin gerekçesinde de belirtildiği gibi, borçlu aleyhine yapılan takipte icra emrinin ilamdaki vekil yerine asile tebliği işlemi usulsüzdür. Ancak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince, tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
O halde; borçlu vekili şikayetinde, tebligatın usulsüz olduğunu bildirmesi yanında, borcun belirtilen kısmının ödendiği yönünde itiraz nedenlerini de bildirmiş olmakla, başvurunun bildirilen öğrenme tarihine göre süresinde olduğu gözetilerek, itiraz ve şikayetin esasının incelenmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086
sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.