MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Meskeniyet iddiası
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Şikayetçi vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçlunun haline müsait evinin ve borçlu çiftçilik yaptığından tarlasının haczedilemeyeceğini bildirerek, hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, karar Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 12.12.2011 tarih 2011/10463 Esas, 2012/171 Karar sayılı ilamı ile “…Ayrıca İİK'nun 82/12. maddesi gereğince; borçlunun "haline münasip evi haczedilemez". Borçlunun birden fazla taşınmazı olması halinde taşınmazlardan herhangi birisi hakkında meskeniyet şikayetinde bulunabilir. Şikayete konu taşınmazın şikayet tarihinde mesken olarak kullanılmaması incelemeye engel değildir. Açıklanan nedenlerle borçlunun iddiaları usulüne uygun olarak incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle ve eksik inceleme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozmaya sevk edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonrasında ikinci kez şikayetçinin tüm şikayetlerinin reddine karar verilmiştir.
Borçlu vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı, adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. İİK'nun 82/12. maddesi gereği meskeniyet şikayetinde bulunulabilmesi için, borçlunun adına kayıtlı meskende bizzat oturması şart olmadığı gibi, burayı kiraya vermesi dahi bu talepte bulunmasına engel değildir. Ayrıca borçlunun birden çok taşınmazı olması halinde de bunlardan biri hakkında meskeniyet şikâyetinde bulunulabilir.
Somut olayda; borçluya ait birden fazla ev de bulunmadığı halde eşinin köy evinde oturduklarından bahisle meskeniyet şikayetinin reddi doğru değildir. Yapılan incelemede borçluya ait evin 45.000 TL değerinde olduğu belirlenmiş olup, belirlenen bu bedel nazara alındığında anılan evin borçlunun haline münasip meskeni olarak kabulü gerekir. Bu durumda
Mahkemece, meskeniyet şikayetinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, hükmüne uyulan bozma ilamına uygun düşmeyen gerekçelerle bu yöndeki istemin de reddi doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy