MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair ... 11.Aile Mahkemesi'nden verilen 14.03.2012 gün ve 170/195 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, evlilik birliği içinde edinilen dava dilekçesinde ada ve parsel numaraları yazılı taşınmazların alımına vekil edeninin çalışmak suretiyle geliriyle katkıda bulunduğunu, boşanma davası söz konusu olunca bunların bir bölümünün davalı eş tarafından danışıklı olarak 3.kişilere aktarıldığını açıklayarak, fazla hakları saklı tutulmak kaydıyla 1000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden 1000 TL katılma alacağının tasfiye tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini, muvazaalı devirlerin eklenecek değer olarak nazara alınmasını istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında görülen boşanma davasının derdest olduğu, mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davanın görülebilme şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 1970 yılında evlenmiş, ... 2.Aile Mahkemesi'nin 2012/207 Esas numarasına kayıtlı boşanma davasının 29.02.2012 tarihinde açıldığı ve derdest olduğu dosya içinde mevcut inceleme tutanağından anlaşılmıştır. TMK'nun 225/ 2. maddesinde, boşanma halinde eşler arasındaki mal rejiminin boşanma davasının açıldığı tarihte sona ereceği hükme bağlanmıştır. Başka bir anlatımla, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı boşanma dava tarihi itibariyle doğar. Ancak bu hakkın kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi gerekir. Somut olayda taraflar arasında devam eden bir boşanma davası bulunduğundan, boşanma davasının açılmasıyla davacının mal rejiminden kaynaklanan alacak hakkı doğmuştur. Ancak tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının sonucunun beklenmesi ve HGK'nun 27.06.2012 tarih 2012/8-268 Esas, 2012/420 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere boşanma davasının bekletici mesele yapılarak, boşanma davasının olumlu sonuçlanması ve kesinleşmesi halinde toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekir. Aksi düşünceyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 163,35 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 12.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy