MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma alacağı
... ile ... ve ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair ... . Aile Mahkemesi'nden verilen 20.12.2012 gün ve 261/1199 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili, duruşmasız olarak incelenmesi ise davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.06.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflardan kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi. Temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili asıl davada, davacının eşi ...'ın ölümü ile geriye mirasçı olarak davacı ve davalıların kaldığını, muristen mirasçılarına ... Bankası ... Şubesi'ndeki ...-..., ... ve ... numaralı hesaplarda sırasıyla 166.458,59 TL, 167.375,70 TL ve 52.356,21 TL ile ... ... Şubesi'ndeki ... numaralı hesaptan 52.226,38 TL mevduatın miras olarak kaldığını, mirasçılık belgesine göre davacıya 2 pay tutarı olan 219.208,44 TL'nin mirasen intikal ettiğini açıklayarak davacıya miras yolu ile intikal edecek banka mevduat hesaplarındaki katkı payı alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL katkı payı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada ise, davacının eşi muris ... adına tapuda kayıtlı ... mah. 2596 ada 40 parselin ortak kazançlarla edinildiğini, davalılara miras yolu ile düşecek hisse üzerinde de davacının katkı payı alacağı olduğunu, davacının evlendikten sonra bilfiil kendi imkanları ile dükkan açarak çalıştığını, o dönemlerde işsiz olan kocası murisin ise davacıya yardımcı olduğu, uzun yıllar sonrası ... işçi olarak girdiğini,ortak kazançların birlikte değerlendirilerek taşınmazın davalılardan satın alındığını, murisin babasından gelen miras payı çıkartıldıktan sonra diğer hissedarlardan alınan yani davalıların sattığı paylar üzerinde davacının bizzat çalışması ile elde ettiği gelirler sebebiyle yarıyı aşan katkı payı alacağı bulunduğunu açıklayarak dava konusu taşınmazda davalılara intikal edecek miras hisseleri üzerinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 15.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden geçerli olacak faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Tarafların murisi ...’ın davacı dışındaki diğer mirasçıları olduğu anlaşılan davalılar vekili, dava dilekçesindeki hususların gerçek ve samimi olmadığını, davacının ev hanımı olup bunun dışında herhangi bir işte çalışmadığını, ölen eşinin gelirine herhangi bir katkısı bulunmadığını, evlilikleri boyunca birlik yükümlülüklerine de uymadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taleple bağlı kalınarak 100.000 TL katılma alacağının, birleşen ... . Aile Mahkemesi'nin 2011/1267 Esas sayılı davasının kabulüne, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile taleple bağlı kalınarak 15.000 TL katkı payı alacağının dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili ile davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının çalışarak gelir elde ettiğinin ve TKM’nin 152. maddesi de dikkate alındığında katkı oranının % 50 olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik olmadığına, dava konusu 2596 ada 40 parselin mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 09.12.1988 tarihinde muris tarafından edinildiğinden talebin katkı payı alacağı, banka mevduatlarındaki miktarların ise alınan yazı cevaplarındaki açılış tarihlerinin edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu döneme isabet etmesi, kişisel mal olduklarının davalı tarafından ispatlanamaması karşısında talebin katılma alacağı olduğu düşünülerek usul ve yasaya uygun şekilde hesaplamayı içeren bilirkişi raporuna itibar edildiğine, bu davalarda hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkelerinin de gözetilmesi gerektiğine göre davalı vekilinin işin esasına yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA,
Davacı vekilinin faize yönelen temyiz itirazına gelince; Dava, asıl dava yönünden katılma, birleşen davada ise katkı payı alacağı niteliğindedir. Asıl davanın dava dilekçesinde sonuç kısmında fazla hakları saklı tutularak 100.000 TL katkı payı alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesinin istendiği yazılı ise de dava dilekçesinin ilk sayfasında konu bölümünde talepler açıklanırken “…mevduattan 100.000 TL katkı payının fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsili talebidir” şeklinde talepte bulunulduğu açıklanmıştır. Mahkemece birleşen davadaki taleple ilgili faiz isteği değerlendirilerek faize hükmedilmiş ise de, asıl davadaki faiz isteğinin gözden kaçırıldığı, bu hususta olumlu olumsuz bir hüküm kurulmadığı, gerekçe bölümünde de bu hususla ilgili bir gerekçeye yer verilmediği görülmektedir. Gerekçe kısmında davacının asıl davadaki talebi de “fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000 TL katkı payı alacağının tahsiline karar verilmesi” şeklinde değerlendirilerek faize de yer verilmemiştir.
Bu açıklamalar karşısında davacının asıl davadaki banka mevduatları ile ilgili katılma alacağı açısından faiz isteğinde de bulunulduğu dikkate alınarak bu istekle ilgili mahkeme görüşünün açıklanarak olumlu olumsuz bir hüküm kurulması gerekirken, faiz talebinin gözden kaçırılması ve bu istek bakımından gerekçe de gösterilmeksizin mahkeme görüşünün ortaya konmaması doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün asıl davadaki katılma alacağı bakımından faize ilişkin isteğin değerlendirilerek olumlu olumsuz bir hüküm verilmesine münhasır olmak üzere 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve HUMK'nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 1.963,95 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine ve aşağıda dökümü yazılı 1.963,95 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 5.891,70 TL'nin temyiz eden davalılardan alınmasına 25.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy