.....
... tarafından açılan mirasın reddi davasının reddine dair ....... Mahkemesi'nden verilen 28.01.2013 gün ve 774/76 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar dava dilekçesinde; murisleri ...'nun evli ve çocuksuz olarak vefat ettiğini, murislerinin borçları sebebiyle ve bu borçları ödeme imkanlarının da olmadığından reddi miras talep ettiklerini açıklayarak murisleri ...'nun mirasını reddettiklerinden reddi miras kararı verilmesini talep etmişler, 17.10.2012 tarihli duruşmada alınan beyanlarında; dava dilekçesini tekrar ettiklerini, kardeşleri olan muris ...'nun 03.08.2009 tarihinde öldüğünü, kendisinin hakkında yapılmış icra takipleri bulunduğunu ve terekesinin borca batık olduğunu açıklayarak bu nedenle mirası reddettiklerini beyan etmişlerdir.
Mahkemece, dava açma süresinin geçmiş olduğu benimsenerek süre yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresinde davacılar tarafından dilekçelerinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere ve kural olarak, olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hakime aittir (HMK.m.33). Dava dilekçesi içeriğine göre dava, ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczinin tespiti isteğine ilişkindir (TMK.605/2 m.). Gerek 743 sayılı Medeni Kanun'da, gerekse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda bu tür uyuşmazlıkların mutlaka Sulh Hakimleri tarafından görüleceği hususunda bir düzenleme bulunmamaktadır. 23.12.1942 gün ve 24/29 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'na göre, mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme borç miktarına göre belirlenir. Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK ise Asliye Hukuk ve Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olup olmadığını, tayin ve tespitte dava konusunun değeri ve miktarı ölçüsünü kaldırmış, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu hükme bağlanmıştır (HMK.m.2/1).
Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra açılacak terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin davalarda davanın değeri ne olursa olsun Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir.
......
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, Mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu durumda, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yanlış niteleme ve değerlendirme sonucunda süreye tabi olmayan mirasın hükmen reddinin tespiti davasında davanın süre yönünden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Davacıların temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
......
Full & Egal Universal Law Academy