MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... . İcra Müdürlüğü’nün 2011/9484 sayılı takip dosyasında yapılan 17.04.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi Şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, mahcuzların değerinin tespit edilmediğini, dolayısıyla geçerli bir haczin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, üçüncü kişi ve borçlu ... Ltd. Şti. arasında ortaklık yapısı itibarı ile organik bağ bulunduğunu, hacizde borçluya ait belgelerin ele geçtiğini, borçlu şirketin üçüncü kişi Şirket üzerinden faaliyetini sürdürdüğünü belirterek davanın reddini ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “ticaret sicil kaydına göre üçüncü kişi ve borçlunun faaliyet adreslerinin farklı yerler olduğu, tanık anlatımlarına göre iki şirket arasında husumet bulunduğu, mahcuzların davacıya ait olduğu, tazminata ilişkin yasal koşulların gerçekleştiği“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına, üçüncü kişi yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı istihkak davası niteliğindedir.
İcra takibine dayanak borç 01.12.2007’de sona eren iş akdinden kaynaklanan işçilik alacağına ilişkindir.
Davacı üçüncü kişi şirket, borçlu ... Ltd. Şti'nin 06.11.2008’e kadar faaliyetini sürdürdüğü adreste 07.10.2008’de kurulmuştur. Kurucuları ve son ortakları arasında yer alan ... , 27.10.2009’a kadar borçlu Şirketin hâkim ortağı ve yetkilisidir.
Üçüncü kişi Şirket her ne kadar, borçlu Şirketin eski ortağı ... ve dava ve takip dışı iki şirketin ortağı olan ... ile aralarında devam eden ceza davaları bulunduğunu belirtse de bunlar doğrudan borçlu ile ilgili olmadığı için işin esasına etki edecek mahiyette kabul edilmemelidir.
Bu koşullarda borçlu ... Ltd. Şti'nin, alacaklıdan mal kaçırmak için borcun doğum tarihinden sonra kurulan üçüncü kişi Şirket üzerinden faaliyetine devam ettiği ve istihkak iddiasının da muvazaalı olarak ileri sürüldüğü kabul edilmelidir.
Davanın reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Kabule göre de; İİK’nun 97/15. maddesi uyarınca üçüncü kişi yararına tazminata hükmedilebilmesi için istihkak iddiasının kabul edilmesinin yanı sıra alacaklı tarafın mahcuzların üçüncü kişiye ait olduğunu bildiği halde haczi yaptırması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Dava konusu olayda haciz, borçlunun önceki faaliyet adresinde yapılmıştır ve borçlu ile üçüncü kişi Şirket arasında organik bağ bulunmaktadır. Alacaklının haczi yaptırmada kötü niyetli olduğundan bahsetmek mümkün değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
24.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy