MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 20.11.2012 gün ve 61/140 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı; 157 ada 277 parselin tamamının, aynı ada 444 parselin ise 6 dönümünün murisi ... tarafından dava dışı üçüncü kişilerden satın alındığını, taşınmazların 40 yılı aşkın bir süredir zilyetliklerinde bulunmasına karşın kadastro çalışmaları sırasında 157 ada 277 parselin davalı ... adına, 157 ada 44 parselin ise mera vasfı ile köy orta malı olarak tespit edildiğini açıklayarak davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile murisi ... mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı 08.05.2012 tarihli yargılama oturumunda; teknik bilirkişi raporuna göre dava dilekçesinde yer verdiği 157 ada 444 parselin 157 ada 451 parselin içinde kaldığı ve A harfiyle işaretli 5687,99 m2 alana isabet ettiği için 157 ada 451 parselin 5687,99 m2'lik kısmının iptali ile murisi ... mirasçıları adına hisseleri oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... Tüzel Kişiliği'ne usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmesine karşın yargılama oturumlarına katılmamış ve cevapta vermemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 157 ada 277 parsel numaralı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve 157 ada 451 parselin teknik bilirkişi raporuna ekli krokide A harfi ile gösterilen 5687,99 m2'lik kısmının iptali ile veraset belgesine göre mirasçılar adına hisseleri oranında tesciline karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; Bir taşınmazın kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar- ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Hava fotoğraflarının en az iki ayrı zamana ilişkin olması gerekir. Somut olayda ise; Mahkemece uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için sadece 1955 yılına ait hava fotoğraflarından yararlanılmıştır. Ancak, bu fotoğrafların zilyetliğin başlangıç ve dava tarihleri gözönünde tutulduğunda taşınmazın niteliğinin belirlenmesine esas alınamaz.
Hal böyle olunca, dava konusu 157 ada 277 parselle ilgili uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için mahkemece yapılacak iş; dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait (1980 – 1990 yılları) öncelikle iki ayrı zamanda çekilmiş yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının Harita Genel Komutanlığı'ndan, aynı yıllar arasında düzenlenmiş fotoplan, fotometrik ve fotogrometrik paftaların ise Kadastro İl Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulması, bundan sonra, jeodezi ve fotogrametri uzmanı mühendisi aracılığıyla yapılacak keşifte uygulanması, hava fotoğraflarının çekildikleri ve sözü edilen paftaların ise düzenlendikleri tarihlere göre taşınmazın kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı, imar ve ihya edilip edilmediği, imar - ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması gerekir. Tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri de bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmeli, daha önce götürülmeyen uzman bilirkişi ... mühendisinden gerekçeli ve karşılaştırmalı rapor alınması, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmelidir.
Bundan ayrı; dava konusu taşınmazlardan 157 ada 451 parsel Kadastro Mahkemesi'nin 2003/37 E.- 2004/70 .... sayılı kararı ile hükmen mera olarak belirlenmiştir. Anılan dosyada 04.05.2004 tarihli ... bilirkişi raporu ile iş bu davaya konu yerin mera unsuru açıkça saptanmıştır. Mera olan bir yerin; zilyetlik ve imar – ihya ile iktisabı geçerli değildir. Bu parsele yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenle, davalı ... temsilcisinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 10.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy