MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kıymet takdirine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: KARAR
Alacaklı ... Ev Aletleri San.Tic.A.Ş tarafından borçlular hakkında ticari alışveriş nedeniyle (satışlarda) doğmuş- doğacak borcun tahsilini temin için verilen limit ipoteklerine dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibine başlandığı, borçlulara örnek 6 numaralı icra emrinin tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Borçlulardan ... asıl dosyada icra müdürlüğünün yetkisi , borç miktarı ve ödeme emri yerine icra emri gönderilmesi, birleşen dosyada ise; diğer borçlular, teminat ipoteğinde ödeme emri yerine icra emri gönderilemeyeceği ve ipotek limitinin aşıldığından bahisle İcra Mahkemesine başvurarak, takibin iptalini istemiştir. Ancak, birleşen dosyanın şikayetçisi olan borçlular yargılama sırasında şikayetlerinden feragat etmiştir. Mahkemece, birleşen davanın feragat nedeni ile asıl davanın ise; esastan incelenerek, reddine karar verilmesi üzerine hüküm, asıl dava yönünden borçlu ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.nun l50/ı maddesinde "Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran ... " başvurusu üzerine ve anılan maddede yazılı koşulların oluşması halinde "icra müdürünün aynı Kanunun 149.maddesi uyarınca işlem yapacağı" yazılıdır. Bu maddede krediyi kullanan tarafın banka ya da finans kurumları veya hükmi şahıslar olması gerektiği yönünde bir kısıtlama getirilmemiş ise de taraflar arasında maddede öngörüldüğü şekilde işleyen bir kredinin varlığı ön koşul olarak belirlenmiştir. İİK.nun l50/ı maddesi uyarınca taraflar arasında cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen bir ilişki bulunmadığı takdirde borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılamaz.
Somut olayda icra takip dosyasının incelenmesinde, ipoteğin alacaklı şirket ile borçlulardan ... Tüketim Mamülleri Tic. San. Ltd. Şti. arasında doğmuş ve doğacak borçlarının teminatını teşkil etmek üzere tesis edildiği ve üst sınır (limit) ipotekleri
olduğu, alacaklı tarafından ticari alışveriş sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ödenmesi için borçlulara ihtarname gönderilerek, İİK'nun 150/ı maddesi uyarınca takibin başlatıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin dayanağı sözleşmenin cari hesap, kısa, orta, uzun vadeli kredinin kullandırıldığını göstermemesi nedeniyle alacaklı İİK'nun 150/ı maddesinden faydalanamaz. Öte yandan, İİK'nun 150/ı ve buna bağlı olarak uygulanacak olan 68/b maddesi alacaklı banka lehine düzenlemeleri içermekte olup, anılan kredilerde nitelik itibariyle bankalar tarafından verilebilmektedir. Bu nedenle İİK.nun 150/1. maddesindeki düzenlemenin banka ve kredi veren kuruluşlar için getirildiği, diğer gerçek ya da tüzel kişilerin anılan maddeye dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi yapmalarının mümkün olmadığı düşünülmelidir.
O halde, alacaklının genel mahkemelerde dava açıp, alacağını miktar olarak belirlemeden ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibi yapması mümkün olmayıp, alacağın tahsil edilip edilmeyeceği yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece asıl davada isteminin kabulü ile takibin borçlu ... yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde şikayetin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca anılan borçlu yönünden BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 18.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy