MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) (esasen sınırlandırmanın iptali ve tescil)
... ile Hazine ve ... aralarındaki tapu iptali ve tescil (zilyetliğe dayalı) (esasen sınırlandırmanın iptali ve tescil) davasının reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 14.11.2012 gün ve 33/200 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.05.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... bizzat ve vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı Hazine vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili, ... Köyünde ... mevkiinde sınırları dava dilekçesinde yazılı ve yaklaşık 25.000 m2 miktarlı 23.8.1936 tarih 220 tahrir numarasında kayıtlı taşınmazın önceleri babası ...zilyetliğinde iken 1980 yılından itibaren zilyetliğin davacıya devredildiğini ve davacının malik sıfatı ile zilyetliğinin devam ettiğini, 2009 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, dava konusu taşınmazın Çiftlik Köyü kadastro sınırları içinde 461 parsele dahil edilerek Hazine adına tespit gördüğünün ve bu sebeple ... Köyü kadastro çalışmalarına dahil edilmediğinin öğrenildiğini, bu taşınmazın Çiftlik Köyü kadastro çalışma alanı içine alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazın ... idari sınırları içinde bulunduğunu, davacının Çiftlik Köyünde yapılan kadastro çalışmalarından ve bunun sonucu ilandan haberdar olmasının mümkün olmadığını açıklayarak dava konusu taşınmazın 461 parselden ayrılarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiş.
Davalı Hazine temsilcisi, davacının elindeki vergi kaydını uygulatarak başka bir parseli almak istediğini, Çiftlik köyünde 1964-65 yıllarında Toprak Tevzi Komisyonu'nca yapılan 4753 sayılı Yasa uygulaması sırasında sahipsiz kültür topraklarının Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, 1983-84 yıllarında yapılan kadastro çalışmaları sonunda da Toprak Tevzi Komisyonu çalışmalarına bağlı kalınarak gerekli tespitlerin yapıldığını, ancak 461 parsel ile herhangi bir taşınmaz mal tespitinin yapılmadığını, böyle bir parselin var olduğu kabul edilse bile 2010 yılında dava edilmesinin zamanaşımı sebebiyle mümkün olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, dava konusu yerin gerçekte köylerine ait mera olup bu yerle ilgili daha önce geçmiş tarihlerde ... (Ünyan) Köyüne karşı açılan
davanın köyleri lehine sonuçlandığını, dava konusu yerin mera ve köylerine ait olduğunun belirlendiğini, dava konusu meraya komşu köyden kişilerin haksız müdahale ettiklerini, defalarca uyarılmalarına rağmen haksız işgale son vermediklerini, kaldı ki taşınmaza ait tutanağın 1987 yılında kesinleşmesi sebebiyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.m. gereği 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı tarafın temyiz itirazları Mahkeme'nin kabulünün yerinde olmadığı, dosyaya getirtilen ... Kadastro Müdürlüğü'nün 23.02.2012 tarihli yazısında açıkça 461 parselin 1983 yılında 766 sayılı Kanun kapsamında tapulama işlemine tabi tutulduğu ve itirazlarla ilgili henüz komisyonca karar verilmediği, bu nedenle tapulama tutanağının kesinleşmediği bildirilmesine rağmen Mahkeme'ce hak düşürücü sürenin uygulanmasının doğru olmadığına dayanmaktadır.
Mahallinde yapılan keşif sonunda alınan 22.06.2011 tarihli teknik bilirkişi raporunda dava konusu yapılan taşınmaz bölümleri Çiftlik Köyüne ait 461 numaralı mera parselinin içinde A-4081,90 m2, B-175,88 m2, C-31,63 m2 olarak gösterilmiştir.
Dosyaya getirtilen kayıtlar ve yazı cevapları incelendiğinde gerçekten ... Kadastro Müdürlüğünün 27.02.2012 havale tarihli yazısında “Çiftlik Köy 461 parsel, 766 sayılı Kanuna göre ilana çıkartılmış olup 30 günlük ilan süresi içinde...tarafından itiraz edilmiştir. Halen bu tutanak komisyonca karara bağlanıp ilgililerine tebliğ edilmediğinden tutanak ve ekleri mahkemeye gönderilememektedir.” denmektedir. Ancak Mahkeme'ce dosyaya getirtilen tutanak ve diğer belgelerle oluşan tereddüt üzerine yeniden sorulduğunda ... Kadastro Müdürlüğü 15.11.2012 tarihli yazısında “Müdürlüğümüzce konuya ilişkin inceleme yapılmış, buna göre Çiftlik Köyünde 1983 yılında 766 sayılı Kanuna göre yapılan tapulama çalışmalarında 461 parsel numarası altında “Hünyan tarafı” mevkiinde mera vasfı ve 3213800 m2 yüzölçümü ile tahdidi yapılan taşınmaz 24.06.1983 ila 26.07.1983 tarihleri arasında 30 günlük ilana çıkartılmış olup bu taşınmaza ilan süresi içinde ... tarafından itiraz edilmiştir. 766 sayılı Kanun kapsamında oluşan 461 numaralı taşınmaza yapılan itiraz komisyonca bugüne kadar değerlendirilmediğinden kesinleşmemiş ve bu nedenle de tapu kütüğüne tescil edilmemiş olup ilgili tespit tutanakları halen komisyonumuzdadır. Ancak ilgi yazı ekinde gönderilen ... Tapu Sicil Müdürlüğü'nün 15.05.2012 tarihli 295 sayılı yazısı ekinde 10.06.1987 tarihli “değişiklik beyannamesi” örneğinde geçen Çiftlik köyü 461 nolu taşınmazın “Yaşlı Dere düzlüğü” mevkiinde bulunan 172 nolu mera vasıflı 6484500 m2 yüzölçümlü taşınmazın Afet çalışmaları neticesinde yapılan “ifraz” işlemi ile oluşan 6463626 m2 yüzölçümlü taşınmaz olduğu ve tapulama çalışmalarında tespit edilen 461 numaralı taşınmaz ile bir ilgisinin olmadığı anlaşılmıştır. 10.06.1987 tarihli değişiklik beyannamesi ile tescil edilen 461 parsel numarasının mükerrer olduğu anlaşılmış, oluşan mükerrerliğin giderilmesi için Müdürlüğümüzce ... Tapu Sicil Müdürlüğü'ne 12.11.2012 tarihli yazı ve eki ile bilgi verilmiştir…” denmektedir.
Çiftlik Köyü 172 parsele ait tapulama tutanağı incelendiğinde de, 6844500 m2 miktarındaki taşınmazın 06.07.1982 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında belgesizden ve kadimden beri Çiftlik Köylülerinin istifadesine sunulmuş mera olduğu, halen tüm köylülerin mera olarak istifade ettikleri ve hudutları itibarıyla 77 numaralı Toprak Tevzi Komisyonu'nca tanzim edilen paftaya uygun olduğu açıklanarak mera olarak sınırlandırıldığı,
08.01.1983 ile 07.02.1983 tarihleri arasında askı ilanının yapıldığı, ...tarafından yapılan itiraz ... Tapulama Komisyonu'nun 28.03.1983 tarih 183 sayılı kararı ile yerinde görülmeyerek reddedildiği, tesbit gibi tapuya tesciline karar verildiği, tebliğ sonunda mahkemeye dava açılmadığından tutanağın 20.05.1983 tarihinde kesinleşerek özel siciline kaydedildiği görülmektedir. Mera olarak sınırlandırılan bu 172 parsel Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 11.06.1987 tarihli bila sayılı yazısı ile afet kadastrosu nedeniyle 7269 sayılı Yasanın 21.maddesi uyarınca, 2942 sayılı Yasa gereği re'sen iki parçaya ifraz edilmiştir. Bunlardan dava dışı 460 parsel, 11.06.1987 de afet kadastrosu sebebiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiş, kalan parça 461 parsel numarası ve 6463626 m2 miktarı ile mera olarak sınırlandırılmıştır.
Tapulama çalışmalarında Hünyan tarafı mevkiindeki 461 parsel ise yine belgesizden 3213800 m2 miktarı ile 27.05.1983 tarihinde mera olarak sınırlandırılmış ise de bir kısım gerçek kişilerin itirazlarının Komisyon tarafından henüz değerlendirilmemesi sebebiyle tutanak kesinleşmemiştir.
Yukarıdaki tesbitler ve açıklamalar, teknik bilirkişi krokisi karşısında dava konusu edilen A, B ve C ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin Çiftlik Köyü 172 parselin ifrazı sonunda oluşan Yaşlı dere düzlüğü mevkiindeki 461 numaralı mera parseli içinde kaldığı belirlendiğine, bu parselin öncesi 172 parsele ait tapulama tutanağının kesinleştiği 20.05.1983 tarihi ile 01.03.2010 dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3.maddesinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süre geçtiğine, temyiz itirazına da konu edilen ve tutanağı kesinleşmeyen Çiftlik Köyü Hünyan mevkii 461 parselin dava konusu taşınmaz bölümleri ile bir ilgisi olmadığı anlaşıldığına göre davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL Avukatlık Ücreti'nin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine
taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK’nun 440/1. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 3,15 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.