MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ve ... ile ... ve müşterekleri aralarındaki dava hakkında ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 05.04.2012 tarih ve 50/23 sayılı hükmün Daire'nin 04.02.2013 gün ve 7706/1101 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Davacılar vekili tarafından süresinde kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, davalılar ile kardeş olduklarını, ortak miras bırakanları ...’den intikal eden 571 ada 2 parsel sayılı taşınmazda miras paylarının bulunduğunu açıklayarak payları oranında tapu kaydının iptali ile tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, taşınmazın yapılan taksim sonucunda kendilerine kaldığını davacıların hak ve payları bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, usulüne uygun bir biçimde mirasçıların katılımı ile yapılan taksim sonucunda taşınmazın davalılara düştüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece, 04.02.2013 gün ve 2012/7706 Esas 2013/1101 Karar sayılı kararıyla onanmıştır. Davacılar vekili, usulüne uygun yapılmış bir taksimin bulunmadığını ayrıca hükmedilen avukatlık ücretinin hatalı hesaplandığını açıklayarak, kararın düzeltilmesini istemiştir.
Dava konusu 571 ada 2 parsel sayılı taşınmaz, senetsizden, 724,05 m2 yüzölçümünde, kargir ev ahır ve arsası olarak, 04.08.2005 tarihinde, 1/3 şer paylı olarak ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiş 26.05.2006 tarihinde kesinleşen tutanağa istinaden tapu kaydı oluşmuştur. Tarafların ortak miras bırakanı ... 1975'de ölmüş olup taraflar mirasçılarıdır.
Dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, yerel bilirkişi ile tanıklar tarafından taşınmazın tarafların ortak miras bırakanları ...’den kaldığı yapılan taksim sonucu davalılara düştüğü ifade edildiğine, taşınmazda davacıların hak ve paylarının bulunmadığı belirlendiğine ve Yargıtay ilamında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve HUMK'nun 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan davacılar vekilinin sair karar düzeltme istemleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, dava konusu taşınmazın değeri dava dilekçesinde 7200 TL olarak gösterilmiş harcı bu miktar üzerinden ikmal edilmiştir. Yargılama devamında yapılan keşifte dava konusu taşınmazın değerinin 37.842,83 TL olduğu belirlenmiş ise de davalılar harcın
tamamlanmasını istemediği gibi mahkeme de keşifte belirlenen değer üzerinden harcı tamamlatmamıştır. Kaldı ki dava dilekçesindeki değerede itiraz edilmemiştir. Şu halde dava dilekçesinde belirtilen değer üzerinden avukatlık ücretinin hesaplanması gerekirken, harcı ikmal edilmeyen değer üzerinden yargılama sırasında avukatla temsil edilen davalılar yararına avukatlık ücreti takdir ve tayin edilmiş olması doğru değildir. Dairece, bu husus gözden kaçırılarak maddi yanılgıya dayalı olarak hükmün avukatlık ücretine ilişkin bölümünün de onanmış olması doğru olmamıştır.
Davacılar vekilinin avukatlık ücretine yönelik karar düzeltme isteği açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile Dairenin buna ilişkin 04.02.2013 tarih, 2012/7706 Esas – 2013/1101 Karar sayılı onama kararının avukatlık ücretine ilişkin bölümü bakımından ve bu kısımla sınırlı olarak ortadan kaldırılmasına, Yerel Mahkemenin buna ilişkin hüküm bölümünün BOZULMASINA, ve anılan Kanunun 442. maddesi uyarınca (6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi gereğince 1086 sayılı HUMK'nun 427 ila 454. maddeleri yürürlükte bulunduğundan) takdiren 218,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye irad kaydına ve aşağıda dökümü yazılı 50,45 TL peşin harcın red harcına mahsubuna, 24.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy