MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;
Takip dayanağı ... 3. İş Mahkemesi'nin 09.12.2010 tarih ve 2008/1012 Esas, 2010/1045 Karar sayılı ilamında; '' 5.879,91 TL yıllık ücretli izin ve 24.533,48 TL fazla mesai ücreti alacağı olmak üzere toplam 30.413,39 TL'nin tahsiline'' şeklinde karar verilmiş, alacaklı tarafından bu miktarlar nazara alınarak asıl alacak ve bunlar üzerinden hesap edilen işlemiş faizlerin tahsili için takip başlatılmıştır.
Borçlu vekili, kararda brüt olarak belirlenen alacakların ücretten kesilmesi gereken vergi ve sigorta primlerinin düşülmesinden sonra kalan net miktar için takip yapılabileceğini, bu nedenle alacak miktarlarının dolayısı ile brüt alacak üzerinden hesaplanan faiz miktarlarının hatalı ve fahiş olduğunu belirterek, fazlaca istenen asıl alacak ve faizlerin iptalini talep etmiştir.
. Mahkemece ilamda alacakların net mi, brüt mü olduğu belirtilmeden karar verildiği, İcra Mahkemesi'nce yorum yolu ile karar verilemeyeceğinden alacaklı tarafca ilamda hüküm altına alınan alacak kalemlerine uygun olarak takip başlatıldığından, asıl alacak miktarlarına yönelik şikayetin reddine karar verilmiştir. Yine ilamda faiz hususunda hüküm bulunmadığından karar tarihinden itibaren yasal faiz (% 9) istenebileceği kabul edilerek, bilgisayar faiz programında istenebilecek asıl alacaklar ve peşin harç başlığı altındaki alacağın faiz miktarları tesbit edilerek icra emrinin düzeltilmesine karar verilmiştir.
Borçlu vekili, ilamda alacağın brüt olarak hüküm altına alındığını, peşin harcın ...'ye ödenmesine karar verildiği halde kendilerinden ilamdaki miktardan fazlasıyla ve de fahiş faiziyle tahsilinin istendiği nedenleriyle sınırlı olarak kararın bozulması için temyiz talebinde bulunmuştur.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94, 61, 103 ve 104. maddeleri gereğince ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene aittir. Bir başka anlatımla, ilamda açıkça net alacağa hükmedilmemiş ise hükmedilen alacak brüt kabul edilir. Alacaklı ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabilir. (HGK'nun 27.06.1984 tarih ve 12-280/752 sayılı kararı)
Bu durumda Mahkemece, ilamda hükmedilen yıllık ücretli izin ve fazla mesai ücreti alacağının brüt olarak hükmedildiği kabul edilerek, gerektiğinde bilirkişi vasıtasıyla net miktarlarının tesbitiyle, borçlu vekilinin şikayet dilekçesindeki talebini de aşmayacak şekilde, ilam karar tarihinden itibaren yasal faiz oranlarına göre istenebilecek işlemiş faiz miktarının tesbitiyle sonucuna göre bir karar verilmelidir. Ayrıca talep olmadığı halde icra emrinde istenen harç kalemi işlemiş faizinin düzeltilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu nedenle kararın bozulması gerekir ise de, anılan aykırılık temyize gelen borçlu lehine olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 09.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy