MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı tarafından borçlu aleyhinde başlatılan ilamlı takipte; borçlu vekili takipte istenen alacak tutarı, faiz miktarı ve faizin işlemeye başladığı gün kalemlerinin yanlış hesaplandığını, toplam alacak miktarının 20.489,85 TL, icra vekalet ücretinin 432 TL olması gerektiğini belirterek, icra emrine itiraz etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda icra emrinde yazılı birikmiş nafakalar toplamı 19.773 TL, işlemiş faiz 4.055,37 TL kabul edilerek, 23.828,37 TL üzerinden takibin devamına karar verilmiş, hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 26. maddesinde; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda, dayanak ilamda aylık 300 TL nafakanın her yıl ÜFE oranında artırılmasına karar verilmiş ise de; alacaklı tarafından takip talepnamesinde yıllık nafaka artışı yapılmadan tüm dönemler için aylık 300 TL üzerinden toplam 17.100,00 TL nafaka alacağı istenmiştir. Bu durumda toplam nafaka alacağının 17.100 TL kabul edilerek, faiz hesabının da aylık 300 TL üzerinden yapılması gerekir. Mahkemece bilirkişiden bu yönde ek rapor alınarak karar verilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek, yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisi doğru değildir.
Öte yandan, borçlu vekilinin diğer şikayet nedenleri yanında icra vekalet ücretinin fahiş olduğu yönünde de şikayeti bulunduğu halde, Mahkemece, bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.