MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Temlik alacaklısı vekili, alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte İcra Mahkemesi'ne başvurusunda; alacaklının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2007/4179 Esas sayılı dosyasında dosya borcunu 952.761,70 TL’ye temlik aldığını, ipotekli taşınmazın alacağına mahsuben 650.000 TL’ye vekil edenine ihale edildiğini, ihalenin kesinleştiğini, ancak borçluların hiçbir itirazı olmadığı halde İcra Müdürlüğü'nce res’en, ipoteğin, limit ipoteği olduğu, 250.000 TL limitin aşıldığından bahisle 400.000 TL bakiye ihale bedelinin ödenmesi için vekil edenine muhtıra gönderildiğini açıklayarak, memur işleminin iptalini istemiştir.
Mahkemece, borçlulara şikayet dilekçesi tebliğ edilmeksizin 11.02.2013 tarihinde dosya üzerinden inceleme yapılarak, müdürlük işleminin Usul ve Yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, temlik alacaklısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde "Hukuki dinlenilme hakkı" düzenlenmiştir. Buna göre davanın taraflarının yargılama ile ilgili bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı bulunmaktadır. Maddenin gerekçesinde açıklandığı üzere bu hak Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. İddia ve savunma hakkı olarak da bilinen bu hak, tarafların yargılama konusunda tam bilgi sahibi olmalarını, açıklama ve ispat hakkını tam ve eşit olarak kullanabilmelerini, yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar vermelerini zorunlu kılmaktadır.
Her ne kadar İİK'nun 18/3.maddesi gereğince aksine hüküm bulunmayan hallerde duruşma yapılmasına gerek olup olmadığı icra mahkemesinin takdirine bırakılmış ise de, anılan takdir yetkisi mutlak bir seçimlik hak olmayıp, halin icabına göre işin duruşmalı olarak incelenmesi gerektiği durumlarda mahkeme takdir yetkisini duruşma yapmaktan yana kullanmalıdır.
O halde, Mahkemece, şikayetin niteliği itibariyle duruşma açılarak, taraf teşkili sağlandıktan ve varsa tarafların gösterecekleri deliller toplandıktan sonra şikayet hakkında karar verilmesi gerekirken evrak üzerinde ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Temlik alacaklısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.