MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili, alacaklı vekili tarafından, vekil edeni aleyhine, ... Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi'nin 2010/27 Esas ve 2010/214 Karar sayılı ilamda hükmedilen alacağa ilişkin ilamlı icra takibi başlatıldığını, alacaklının 6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile Değişik 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesinin 2. fıkrasına göre, vekil eden idareye yazılı başvuruda bulunarak, alacağının ödenmesini talep edip, 30 günlük kanuni bekleme süresinden sonra ödeme yapılmaması halinde icra takibi başlatması gerekirken, bu yasal zorunluluk yerine getirilmeden başlatılan takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
6352 sayılı Yasa'nın 58. maddesi ile Değişik 2577 sayılı Yasa'nın 28. maddesinin (2) fıkrasına göre ''... Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur..." Ancak 2577 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca; "..., Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi..." olup, Yasa'nın 28/2. maddesindeki anılan değişikliğin Adli Yargı Mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
Somut olayda ... Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi'nce hükmedilen alacağın tahsili amacı ile borçlu aleyhine ilamlı takip başlatılmıştır.
Bu durumda Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemenin Adli Yargı Mahkemesi kararlarının infazında uygulanamayacağı nazara alınarak şikayetin reddine karar
verilmesi gerekirken, değişik gerekçeyle reddine karar verilmesi isabetsiz olmakla birlikte, sonuçta şikayetin reddine karar verildiğinden, sonucu doğru kararın onaması gerekmiştir.
Borçlu vekilinin temyiz itirazının reddi ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 438. maddeleri uyarınca ONANMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.