MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
1- Tarafların iddia ve savunmalarına, dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile kararın gerekçesine göre borçlu vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:
Borçlu belediye vekili şikayetinde; alacaklı tarafından belediyenin posta çek hesaplarına konulan haczin kaldırılmasını talep etmiş, Mahkemece ... 'den gelen cevap gereği Kamu kurumlarının bir işin yapılması için ayırdıkları kaynak haczedilemeyeceği için ... 'ye bu paraların havale için yatırıldığından haczin kaldırılmasına karar verilmiştir.
5393 sayılı Belediye Yasasının 15/son maddesine göre, Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez. Ayrıca 277 sayılı Kanunun 1. maddesine göre, 5237 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nca ve diğer kanunlarla belediyelere kamu hizmetini ifa etmesi için verilmekte olan paylar, belediye vergi ve resmi hükmünde olup, bu paraların da haczi caiz değildir. Bu maddeye göre haczedilmezlik şikayetinin kabul edilmesi için, mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması gerekli olup, kamuya tahsis kararı alınmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan borçlu Belediyece haczi kabil olmayan paralar ile haczi mümkün olan paraların aynı hesapta toplanması ve birbirine karıştırılmasının tespiti halinde bu durum haczedilmezlik hakkından feragat olarak kabul edilmelidir.
Mahkemece, Belediyenin ... Şubesindeki posta çek hesapları ile ilgili kayıtlar ve hesap ekstreleri getirtilmeli, bu hesaplara yatan paraların nitelikleri, mahiyeti ve kaynağı araştırılarak yukarıda açıklanan yasa maddesi kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yapılarak yatan paraların mahiyetleri itibarıyle havuz hesabı teşkil edip etmediği belirlenmeli, ayrıca kamu hizmetinde fiilen kullanılıyor olduğu yönünde varsa iddialar değerlendirilerek yapılacak inceleme sonucu oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca
HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.