MAHKEMESİ :........ Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve ........sı yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için ........ tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı ........Bankası tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip başlatılmış olup, ........ emrinin tebliği üzerine borçlular vekili, ........ Mahkemesi'ne başvurarak, yetkisizlik kararı verilmesini, ipotek vermeyen kredi sözleşmesinin kefilinin borçlu olarak gösterildiğini, müvekkillerinden ...'ın şahsi kredi kartı, gayrinakdi çek kredisinin ipotekli takipte istenildiğini, ipoteğin kayıtsız - şartsız para borcu içermemesi nedeniyle ........ emri gönderilemeyeceğini, müteselsil kefiller ile banka arasında imzalanan kefalet sözleşmesinde kefilin sorumlu olduğu miktarın açıkça yazılmaması ve eşin rızasının bulunmaması sebebiyle geçersiz olduğunu ve bu şekilde düzenlenen sözleşmeye göre takip başlatıldığını ve faize itirazlarını ileri sürerek ........ takibinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece ipotek akit tablosu kayıtsız şartsız para borcunu ihtiva etmese bile İİK'nun 150/ı maddesi gereğince ........ emri gönderilmesinde bir usulsüzlük olmadığı ve takibe dayanak genel kredi sözleşmesinde ... Mahkemeleri'nin yetkilendirilmesi gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. Hüküm, şikayetçi borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 sayılı Yasa'nın 15. maddesi ile eklenen 10. maddesinde; "Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir." şeklinde tanımlandıktan sonra maddede bu tür sözleşmelerin yapılma koşulları ile borcun muaccel kılınabilmesi ve temerrüt koşulları farklı ve özel şartlara tabi tutulmuştur. Yasaya eklenen 10/A maddesinde; kredi kartı ve nakit çekim sureti ile kullanılan kredilerde 10. madde hükümlerinin uygulanacağı belirtildikten sonra, kredi verenin yükümlülükleri de sayılmıştır. Aynı Yasaya 21.02.2007 tarihli 5582 sayılı Yasa'nın 24. maddesi ile eklenen 10/B maddesinde ise; "Konut Finansman Sözleşmeleri"de bu yasa kapsamında değerlendirilerek konut finansmanı sözleşmelerinin düzenlenme koşulları, borçlunun temerrüdü durumunda finansman sağlayan bankanın yükümlülükleri borcun muaccel kılınabilmesini ve muacceliyet uyarısının koşulları
gibi hususlar özel olarak ve ayrıca düzenlenmiştir. Açıklandığı üzere Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun “Kredi kartı" ve "Konut Finansmanı Kredisi” gibi yasaya göre tüketici kredisi niteliğindeki krediyi kullanan borçluları diğer kredi borçlularından ayrı tutmak tüketicinin koşullarını iyileştirmek ve kolaylaştırmak amacıyla getirilmiş özel bir yasa olup, bu kanun kapsamında verilen krediler nedeniyle borçluların temerrüde düşüp düşmedikleri, borcun muaccel olup olmadığı, muaccel olan borcun miktarı ve faizi yapılan özel sözleşmelerin koşullarında değerlendirilmesi gerekir. Tüketici Yasası'na göre daha genel bir Yasa olan İİK'nun ilgili maddeleri (İİK. 68/b, İİK. 150/ı) bu özel yasanın kapsamında kalmayan krediler için uygulanabilir olup, yasa koyucunun açıkça isim belirterek anılan kredilere Tüketici Yasası içerisinde yer vermiş olması da maksadının genel kredilerden ayrık tutulması şeklinde olduğunun kabulünü gerektirir. Aksi düşünüldüğünde tüketici kredilerinde de İİK'nun 68/b koşullarında çekilen ihtarla başlatılan ilamsız veya ilamlı takip kesinleştirilmiş olacak, özel yasada düzenlenen muacceliyet ve temerrüt koşulları tartışılmadan alacağın tahsili, gayrimenkulün satışı gerçekleşecek tüketici, kendisi lehine getirilen yasa maddelerine rağmen diğer kredi borçluları ile aynı koşullar da ........ takibine muhatap kılınarak mağdur edilecektir. Bu durumda alacağın tüketici kredisinden kaynaklanması halinde, borçlunun temerrüde düşüp düşmediği, alacağın muaccel olup olmadığı, ne kadar miktarının tahsil edilebilir olduğu faiz miktar ve oranlarının tespiti, Tüketici Yasası koşullarında yargılama yapılmasını gerektirir. O halde İİK'nun 68/b ve 150/ı maddelerinin tüketici kredilerinde uygulama olanağı yoktur.
Somut olayda, ........ takibinde genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesine dayalı olarak........Ltd. Şti. firmasının taksitli kredi kartı borcundan kaynaklı 529.979,75 TL, garinakdi çek kredi borcundan dolayı 2.455,00 TL, ...'ın gayri nakdi çek kredi borcundan dolayı 2.199,57 TL ve kredi kartı borcu nedeniyle toplam 73.689,39 TL alacağın da tahsili istenilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere alacağın varlığı ve miktarı 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında yargılama yapılmasını zorunlu kıldığından Mahkemece bu durumda ...'ın bireysel kredi kartından doğan alacak olan 73.689,39 TL yönünden takibin iptali gerekirken şikayetin tümden reddi isabetsizdir.
Öte yandan faiz oranının fahiş olduğu, bu nedenle faiz oranına ve miktarına itiraz edildiği yönünde de başvuru bulunmaktadır. ........ Mahkemesi'nce bu konu karar gerekçesinde tartışılmamış ve bu hususta açıkça olumlu ya da olumsuz karar verilmeden itirazın reddi yönünde hüküm oluşturulmuştur. TC ........sı'nın 141/III. maddesine göre; Mahkemelerin her tür kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Mahkemenin faiz konusunda gerekçesi de açıklanmak suretiyle bir karar verilmek üzere kararın bozulması gerekir.
SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy