MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Alacaklı vekili şikayetinde; takibe dayanak ... 1. İş Mahkemesi'nin 29.06.2011 tarih ve 2009/841 Esas, 2011/312 Karar sayılı ilamı Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2011/12797 Esas, 2012/18481 Karar sayılı ilamı ile hükmün sadece maddi tazminata ilişkin kısmının bozulduğunu, bozma ilamın giriş bölümünde "sair temyiz itirazlarının reddine" karar verildiğini, bu haliyle manevi tazminata ilişkin bölüm ve ferilerinin onanarak kesinleştiğini, onanan alacakların tahsili için takip dosyasında mevcut teminat mektubunun nakte çevrilmesini talep ettiklerini, İcra Müdürlüğü'nce talebin reddine karar verildiğini, İcra Müdürlüğü'nün usul ve yasaya aykırı 27.12.2012 tarihli red kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece Yargıtay ilamının "Sonuç" bölümünde bozulmasına karar verilmiş olup, manevi tazminat yönünden onanmasına ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından Yargıtay kararına göre icra müdürlüğünce verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2011/12797 Esas, 2012/18481 Karar sayılı bozma ilamı incelendiğine ilamın 1. bendinde “....tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine” karar verilmiş, 2. bendinde ise uyuşmazlığın maddi zararın belirlenmesi noktasında toplandığı belirtilerek maddi tazminatın belirlenmesi için gereken ilkeler açıklanarak kararın sadece maddi tazminat alacağı yönünden bozulmuş olduğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında takibe dayanak ilamın manevi tazminata ilişkin hükmü kesinleşmiş olması nedeniyle takip bu alacak için devam edeceğinden anılan alacak miktarı tespit edilerek bu miktar için alacaklının talebinin kabulü gerekir. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.