MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 19.07.2012 gün ve 210/182 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; mevkii ve sınırları yazılı ve üzerinde besi damı ile iki adet oda ile dut ağacının bulunduğu taşınmazın dedesinden babasına, babasından kendisine kaldığını ne var ki tapulama sırasında tescil harici bırakıldığını ileri sürerek bu yerin müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili dava konusu yerin kadastrodan tescil harici bırakılmasına davacının bir itirazının olmadığını, kadastrodan sonraki sebepler içinse yirmi yıllık iktisap süresinin dolmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davalı ..., dava konusu yerin 30-35 yıldan beri davacının zilyetliğinde olduğunu bu yerin Belediye ile bir ilgisinin bulunmadığını açıklamıştır.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, dava konusu yerin ... Barajı içerisinde kalması nedeniyle bu yerin davacı adına tapuya tesciline, fen bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 1050,14 m2’lik yer üzerindeki mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hüküm, süresi içerisinde ... vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller, tüm dosya kapsamından; mahallinde keşif yapılmıştır, davalı nizalı yerin dedesinden babasına, babasından da kendisine kaldığını beyan etmiş açıklamalarını HUMK.nun 151. maddesi uyarınca imzası ile onaylamıştır. Mahalli bilirkişi ile davacı tanığı dinlenmiştir. Bu kişiler nizalı yerin otuz yıldan beri davacının zilyetliği altında olduğunu, davacıya murislerinden kaldığını, Kızılırmak nehrinin yakınında olduğunu söylemişlerdir. Keşifte görevlendirilen fen bilirkişi ile ziraatçi bilirkişi ve inşaat bilirkişi ortaklaşa rapor, kroki ve nizalı yer ile ilgili fotoğrafları dosyaya sunmuşlardır. Açıklanan olgular tarafların ve mahkemenin bilgisi dahilindedir.
Uyuşmazlık, dava dilekçesinde ve keşif zabtındaki açıklamalara göre nizalı yerin üst murislerden davacıya kaldığı söylenmiş ise de bunun satış, bağış yada yapılan taksim sonucu özgülendiğine ilişkin herhangi bir açıklama söz konusu değildir. Murisin başkaca mirasçılarının bulunması muhtemeldir.
Hal böyle olunca öncelikle taşınmazın üst muristen ara murise ondan da davacıya kaldığı iddiası nedeniyle miras bırakanların veraset belgelerinin getirtilmesi, tüm mirasçıların olurlarının alınması yada terekeye temsilci atanması gerekirken dava koşulu gözetilmeden yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerindedir sair hususları incelenmeksizin yerel mahkeme kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy