MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ: İcra emrine itiraz
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
... 5.Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.06.2009 tarih ve 2008 /153 Esas 2009 / 267 Karar sayılı ilamında hükmedilen alacağın tahsili amacı ile Maliye Bakanlığı ... 16. İcra Müdürlüğü'nün 2011/ 7738 esas sayılı dosyasında takip başlatmıştır.Borçlu ... İplik San. ve Tic. AŞ. vekili vasıtasıyla İcra Mahkemesine gelerek , takip konusu borcun ödenerek ve de asıl borçlusu olan ... Teksil A.Ş.' nin 6111 sayılı Yasa gereğince borcu yapılandırarak sonlandırdığı, yine kendilerinde aynı ilamda lehlerine hükmedilen vekalet ücreti alacağının alacaklı aleyhinde başka bir dosyada takibe koyduklarını, bu alacak ile borçlarının takas mahsubuyla, takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece borçlunun dosyaya sunduğu ve alacaklının itiraz etmediği ödeme belgeleri ile 17.11.2011 tarihli alacaklı cevabi yazısında; ilam konusu borcun 2.733.929,96 TL'sinin ödendiği bilgisi üzerine, bilirkişi vasıtasıyla, ödemelerin tarih ve miktarları nazara alınarak takip tarihi itibariyle bakiye borç miktarının 499.186,24 TL, borçlunun alacaklı olduğu takip dosyasındaki alacağı ise 117.210,86 TL olduğunun tespiti üzerine; takas mahsup talebinin kabulüne ve 6111 sayılı Yasa'nın 17. maddesine göre borcun yapılandırılması nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir.Alacaklı vekilince takibin durdurulması yönündeki kararın temyizi üzerine Dairemizce; ilamın ve takibin tarafı olmayan ve doğrudan ilam konusu borca ilişkin olduğuda anlaşılamayan ... Tekstil A.Ş ile alacaklının 6111 sayılı Yasa'nın 2. maddesi gereğince yaptığı borcun yapılandırılması sözleşmesinden bahisle takibin durdurulmasına karar verilmesinin doğru olmadığını, alacaklının dosyaya gönderdiği 17.11.2011 tarihli yazı içeriğinden , bu alacakla ilgili olarak 2.733,927,96 TL'nin ödendiğine dair kabulüne göre bilirkişinin yaptığı hesaplamada, takip tarihi itibariyle ilamdan kaynaklanan bakiye asıl ve feri alacaklarının toplamının 499.196,24 TL olduğunun belirlendiği nazara alınarak mahkemece, bu alacak üzerinde takas mahsup talebinin kabulü ile bakiye alacak için takibin devamına karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, borçlu vekilince kendilerine ve de mahkemeye alacaklı kurumca sunulan 30.12.2011 tarihli yazı içeriğinde, '' 30.12.2011 tarihi itibariyle, 02.12.2009 tarihinde düzenlenen 2009/01 nolu 1.800.000,00 TL bedelli ödeme emriyle iligili herhangi bir borcun kalmadığının '' bildirildiği nazara alınarak takibin iptali olmaz ise yeniden bilirkişi raporu alınması talep edilmiş, mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmeden bozma gerekçesi yazılarak, davacının takas mahsup talebinin 117.210,86 TL için kabulü ile, dava konusu takibin kalan miktar üzerinden devamına, 6111 sayılı Yasa gereği borcun yapılandırılması nedeniyle takibin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir. Borçlu vekili ilam borcunun ilam kesinleşmeden önce aleyhlerinde, bu ilama dayalı olarak alacaklı tarafından başlatılan, 02.12.2009 tarih 2009 /1 sayılı ve 1.800.000,00 TL bedelli ödeme emri gereğince ödendiğinin, 30.12.2011 tarihli yazı ile de bu takip nedeniyle herhangi bir borcun kalmadığının bildirildiği halde, mahkemece bu yazı nazara alınmadan hüküm kurulduğundan bahisle karar temyiz edilmiştir. Bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı YİBK).
Mahkemenin, Yargıtay’ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK). Kazanılmış haklar Hukuk Devleti kavramının temelini oluşturan en önemli unsurlardandır. Kazanılmış hakları ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan yorumlar Anayasanın 2.maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı, hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Somut olayda borçlunun iddiasına dayanak yaptığı 30.12.2011 tarihli belgede açıkça ''takip konusu ilamdan doğan borcun kalmadığına'' ilişkin bir beyan bulunmadığından, İİK 33/1. maddesinde sayılan belge vasfında değildir. Ayrıca bu belge bozma öncesinde mahkemeye sunulduğu halde, bozma ilamında 17.11.2011 tarihli yazıya göre alacaklının kabul ettiği ödeme nazara alınarak bilirkişiye yaptırılan hesaba göre tesbit edilen bakiye borçtan, borçlunun alacaklı olduğu dosyasındaki alacağının takas mahsup edilerek, kalan kısmı yönünden takibe devam kararı verilmesi gerektiği belirtilmiş, mahkemece bozmaya uyulduğu halde hükmüne uyduğu bozma kapsamı dışına çıkılarak karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece hükmüne uyduğu bozma ilamı doğrultusunda karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2013 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy