MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katılma Alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacğı davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine dair ... Aile Mahkemesi'nden verilen 31.01.2012 gün ve 418/53 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... Kanak vekili, dava dilekçesinde, ... Aile Mahkemesi'nin 2010/273 Esas sayılı davası ile vekil edeni ve davalının boşanmalarına karar verildiğini, evlilik birliği içerisinde satın alınan 355 ada 98 parselde davalı adına tapuda kayıtlı dairenin kredi ödemelerinin vekil edeni tarafından yapıldığını, bu kapsamda 37.000 TL ödeme yaptığını, yine evlilik birliği içerisinde satın alınan davalı adına kayıtlı ...plakalı araç için müvekkilinin 6.000 TL kredi çektiğini, kredi borcunun halen devam ettiğini açıklayarak, taşınmaz ve araç için vekil edeninin yaptığı katkının tespiti ile malvarlığının tasfiyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde, taraflar arasında görülen anlaşmalı boşanma davasında, davacının mal rejimine ilişkin hakları dahil tüm haklarından feragat ederek beyanını imzaladığını, bu nedenle eldeki davayı açma hakkının bulunmadığını, davaya konu taşınmazın vekil edeninin kişisel malı olan 170 ada 35 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilen 35.000 TL ve ödemesi devam eden 40.000 TL kredi ile 55.000 TL'ye satın alındığını, kalan paranın ev eşyalarının yenilenmesinde kullanıldığını, sözkonusu eşyaların davacı tarafından götürüldüğünü, dava konusu araç için, davalı adına çekilen kredi ödemelerinin vekil edeni tarafından yapıldığını, ayrıca vekil edeninin annesinden 6.000 TL borç para aldığını açıklayarak, mal rejiminin tasfiyesinde vekil edeninin kişisel malı ile yaptığı katkının, vekil edeni tarafından ödenen ve ödenecek kredi borçlarının ve annesinden aldığı borcun dikkate alınmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 16.295,51 TL alacağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; taraflar 10.04.1992 tarihinde evlenmiş, 15.06.2010 tarihinde açılan boşanma davasının anlaşmalı şekilde TMK’nun 166/3.maddesine
göre kabulüne ilişkin hükmün 14.09.2010 tarihinde kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Eşler arasında başka mal rejimi seçilmediğinden 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM. nin 170. m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar (4721 sayılı TMK.nun 225/2. m) yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4721 sayılı TMK.nun 202.m).
Dava konusu 355 ada 98 parsel üzerindeki binanın 1.kat 7 nolu bağımsız bölümü, 04.05.2005 tarihinde satış yoluyla davalı ... adına tescil edilmiştir. Davaya konu ...plakalı 2008 model ... marka araç 23.03.2009 tarihinde noter satış sözleşmesiyle davalı tarafından satın alınmıştır. Nizalı taşınmaz ve aracın alım tarihi itibarıyla taraflar arasında “edinilmiş mallara katılma rejimi” geçerlidir. Eşler arasındaki mal rejimi TMK.nun 225/2. maddesine göre boşanma davasının açıldığı 15.06.2010 tarihi itibariyle sona ermiştir. Dava dilekçesi, dosya kapsamına göre davacının, taraflar arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde alınan taşınmaz ve araçla ilgili katılma alacağı isteğinde bulunduğunun kabulü gerekir. Ancak taraflar arasında görülen ve 14.09.2010 tarihinde kesinleşen boşanma dava dosyasında 18.06.2010 tarihli yargılama oturumunda davacı, şu an kredisini kendisinin ödediğini ancak tapusu eşinin üzerine olan dairelerinin olduğunu, ayrıca davalı eşinin üzerine kayıtlı ... marka 2008 model aracın bulunduğunu ve evin tapusunun ise çocukları üzerine yapılmasını istediğini, araba konusunda herhangi bir talebinin olmadığını beyan etmiş, davalı aynı oturumda,...... adresinde bulunan taşınmazın çocukları adına tescilini kabul ettiğini, ancak söz konusu bağımsız bölümün 4 yıllık kredi borcu bulunduğu ve bankaya ipotekli olduğunu, bu nedenle şu an için devrinin mümkün bulunmadığını beyan etmiş, her iki taraf beyanlarını imzaları ile tasdik etmişlerdir. Yine, 06.07.2010 tarihli sonraki yargılama oturumunda davacı, tapu kaydı gönderilen davalı adına kayıtlı taşınmazın geçen celse çocukları üzerine devrinin yapılmasını istemişse de, bu talebinden şu an vazgeçtiğini, çünkü bu dairenin satılıp elde edilen bedelin yarısının kendisine verileceğini, daire hakkında herhangi bir talebinin olmadığını beyan etmiş ve bu beyanı imzası ile onaylamıştır. Davalı da aynı oturumda geçen celse ara kararında yazılı olduğu üzerine kayıtlı olan taşınmazı satıp yarı parasını davacıya vereceğini bildirmiştir. Boşanma dava dosyasında getirtilen tapu kaydı ve araçla ilgili ayrıntılı açıklamalara göre; beyanlarda geçen taşınmaz ve aracın eldeki davaya konu edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Mahkemece eldeki davada, tarafların açıklanan beyanları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK.nın Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4 (HMK.m 297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 803,00 TL peşin harcın davacıya, 363,15 TL peşin harcında davalıya iadesine 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy