MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Değer artış payı, Katkı payı alacağı, Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki değer artış payı davasının kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ... 1.Aile Mahkemesi'nden verilen 13.03.2012 gün ve 1117/180 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1994 yılında evlenen tarafların 2008 yılında boşandıklarını, davacının evlilik birliği boyunca stilist olarak çalışıp elde ettiği geliri davalı olan kocasına verdiğini, davalının işletmiş olduğu sürücü kursunun davacının ailesinin yardımı ile faaliyete geçtiğini, davacının bu kursun işletilmesinde davalıyla birlikte ortak olarak çalıştığını, kursun kurulumunda gerekli olan araçlardan ... ve ... plaka sayılı araçların davalının ailesi tarafından satın alınıp davalı adına tescil edildiğini, davacının katkısı ile satın alınan ...plaka sayılı araçlar ve sürücü parkuru olarak kullanılan 208 parsel ile 1280 ada 1 parsel 36 nolu bağımsız bölüm ile ... İlçesi Cumhuriyet Mahallesi ve İstanbul Kulelide bulunan taşınmazların davalı adına tescil edildiğini açıklayarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla taşınmaz ve araçlardaki davacının katkısının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 09.01.2012 tarihli dilekçesiyle dava konusu edilen taşınmaz ve araçların toplam değerinin 408.000 TL olduğunu ve TMK 227. maddesi gereğince davacının katkısı bulunduğunu açıklayarak malların edinilmesi, korunması ve iyileştirilmesindeki katkıları nedeniyle toplam değerin 1/2'si olan 204.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 13.03.2012 tarihli oturumda taşınmaz ve araçların edinilmesinde davacının çalışarak katkısı bulunduğundan ıslah dilekçesiyle istenen miktarın tamamını katkı payı olarak istediklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, davacının ve ailesinin taşınmaz ve araçların alımında herhangi bir katkısının bulunmadığı ve dava konusu taşınmaz ve araçların mal ayrılığı döneminde edinildiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının stilist olarak çalışması nedeniyle mal ayrılığı döneminde edinilen 208 parselin edinilmesinde katkısının kabulü gerektiğinden hakkaniyet gereğince 29.500,00 TL katkı payı alacağının davalıdan tahsiline, ıslah dilekçesinde edinilmiş mallara katılma rejimi nedeni ile artık değer istenmediğini beyan ettiği ve bu istekler yönünden zamanaşımının da geçtiği dikkate alınarak artık değere ait değerlendirmede ıslah dilekçesinin dikkate alınmamasına karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından reddedilen taşınmaz ve araçlara ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Taraflar 03.08.1994 tarihinde evlenmiştir. 17.03.2008 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 07.06.2010 tarihinde kesinleşmesi ile boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında eşler başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden, evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170.maddesi uyarınca eşler arasında mal ayrılığı rejimi, 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı 17.03.2008 tarihine kadar 4722 sayılı Kanunun 10. maddesi gereğince, TMK'nun 202. maddesine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Dava dilekçesinin içeriği, davacının ıslah dilekçesi ve 13.03.2012 tarihli yargılama oturumundaki beyanları ve taşınmaz ve araçların edinme tarihine göre dava, 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde edinilen mallara yapılan katkı payı alacağı ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmasından kaynaklanan değer artış payı alacağı isteğine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu ..., (07.09.2009'da edinilmiş), ... (07.09.2009'da alınmış) ve ... (02.04.2009'da satın almış) plaka sayılı araçlar boşanama dava tarihinden sonra, başka bir deyişle taraflar arasındaki mal rejimi sona erdikten sonra satın alınarak davalı adına tescil edildiğinden eldeki mal rejiminin tasfiyesi davasına konu olamayacağından davacı vekilinin bu araçlara yönelik yerinde olamayan temyiz itirazlarının reddine,
Ancak, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarına gelince; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, ... plaka sayılı araç 21.04.2000, ... plaka sayılı araç 12.01.1999 tarihinde 743 sayılı TKM'nin 170. maddesinin yürürlükte olduğu mal ayrılığı rejimi sırasında, 1280 ada 1 parsel 15.12.2004, ... plaka sayılı araç 08.06.2004... plaka sayılı araçlar 01.09.2006 ve ... plaka sayılı araç 30.05.2003 tarihinde TMK'nun 202 maddesi gereğince edinilmiş mallara katılma rejimi sırasında edinilmiştir. Davacı taşınmaz ve araçların edinmesinde evlilik öncesi ve sonrası çalışmaktan kaynaklanan katkısı olduğunu iddia etmiştir. Dosya kapsamına göre stilist olarak çalışan ve gelir elde eden davacının 01.01.2002 tarihi öncesinde edinilen araçlar bakımından katkısının ve 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen taşınmaz ve araçlar bakımından ise, edinme tarihi itibariyle edinilmiş mal niteliğindeki bu araç ve taşınmazın edinilmesinde 01.01.2002 öncesi biriktirdiği kişisel maldan kaynaklanan ve 01.01.2002 sonrası edinilen edinilmiş mallara yönelik katkısının bulunması halinde TMK 227 maddesine göre mal rejiminin tasfiyesi sırasında ortaya çıkan değer artış payı alacağının bulunduğunun kabulü gereklidir. .
Bu halde, 01.01.2002 yılından önce edinilen araçlar bakımından tarafların her birinin çalışmasına ve bu çalışmadan elde ettiği gelire ilişkin kayıt ve belgelerin eksiksiz olarak getirtilmesi, araçların edinildiği tarihteki, herbirinin ayrı ayrı toplam gelirinden, tarafların sosyal statüleri ile konumlarına göre yapabilecekleri kişisel harcamaları ile kocanın 743 sayılı TKM’nin 152. maddesi uyarınca evi geçindirme yükümlülüğü uyarınca yapması gereken harcamalar ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi ve herbirinin ayrı ayrı yaptıkları tasarruf miktarlarının saptanması, daha sonra toplam tasarruf miktarı karşısında davacının katkı oranının bulunması, araçların dava tarihindeki değerinden araçların edinilmesinde kullanılan davacıya ait bileziklerin değeri kişisel mal olarak düşüldükten sonra kalan değerin davacının belirlenen katkı oranı ile çarpılarak katkı payı alacağının tespit edilmesi, bu konuda uzman hukukçu ve mali müşavir yada muhasebeciden rapor alınması gerekir.
01.01.2002 tarihinden sonra edinilen taşınmaz ve araçlar bakımından ise, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.04.2013 tarih ve 2013/8-375 Esas, 2013/520 Karar sayılı kararıyla edinilmiş mallara katılma rejimi (katılma alacağı) bakımından TMK'nun 5. maddesi yoluyla 6098 sayılı TBK'nun 146.maddesinde yer alan 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Daire tarafından da benimsenen bu görüş uyarınca, boşanma kararının kesinleştiği 07.06.2010 tarihinden ıslahın yapıldığı 09.01.2012 tarihine kadar 10 yıllık zamanaşımı süresinin henüz geçmediği gözönünde tutularak tarafların bildirdiği tüm deliller toplanıp bu deliller ışığında değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. (TMK. m. 202, 218, 219, 229, 231, 232, 235, 236,).
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4., HMK m.297/ç) ve 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire İlamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, 2.596,000 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy