MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 01.12.2011 gün ve 675/1163 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, duruşmasız olarak davacı vekili taraflarından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 10.04.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davalı vekili Av. ... ve karşı taraftan ... bizzat ve vekili Av. ... geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, davacının ...’da 33 yıl işçi olarak çalıştığını ve birikimleri ile bir çok gayrimenkulün alındığını, Meram Yaka mevkiinde 17 yıl önce bir arsa satın alıp davalının üzerine tapusunu verdiğini, ayrıca bu arsa üzerine apartman yaptırdığını, dava konusu bu arsanın yarı hissesinin de davalının üzerinde olduğunu bu nedenlerle dava konusu 17714 ada 12 parselin arsa bedeli ile üzerine yapılan villanın inşaatı için harcamış olduğu 600.000 TL katkı payının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, birleşen dosyada da benzer şekilde katkıdan ve davacının katkısının % 80 olduğundan bahsederek dava konusu 28779 ada 1 parselin arsa tapusu ile 824 ada 249 parselde 4 nolu dükkan bakımından dava tarihi itibarıyla keşfen belirlenerek rayiç değerlerinin % 80 oranındaki miktarının katkı payı alacağı olarak hüküm altına alınarak davalıdan tahsiline karar verilmesini, fazla haklarının saklı tutulmasını, her iki katkı alacağına da dava tarihi itibarıyla faiz yürütülmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu villanın tarafların müşterek kızları Hatice ve Hülya'nın paraları ile yaptırıldığını, villanın yapıldığı dönemde davacının işsizlik parası ile geçindiğini, davacının bu parayı bir araya getirmesinin mümkün olmadığını, taraflar arasındaki boşanma davası nedeni ile davacının da gayri resmi başka kadınla yaşamasından dolayı tarafların müşterek çocuklarının isteği üzerine ...'a devredildiğini, villanın
sürüm değerinin istenilenin çok daha altında olduğunu, davacının katkıda bulunmadığını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulüne, davacının ... ili ... ilçesi ... mahallesi 17714 ada 12 parselde kayıtlı arsa için 118.846,23 TL, arsa üzerindeki villa için de 122.713,97 TL katkı payı alacağının, birleşen davada ise yine davanın kısmen kabulü ile, ... ili Selçuklu mahallesi 28.779 ada 1 parselde kayıtlı 132/2400 arsa paylı 2 katlı mesken ile ... ili Selçuklu mahallesi 824 ada 249 parsel sayılı zemin kat 4 numaralı dükkan için 139.113,76 TL katkı payı alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar, 01.10.1970 tarihinde evlenmişler, 10.03.2005 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesiyle 22.10.2007 tarihinde boşanmışlardır. Sözleşme ile başka mal rejimi seçilmediğinden evlenme tarihinden 01.01.2002 tarihine kadar 743 sayılı TKM'nin 170. maddesi uyarınca mal ayrılığı, 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir. (TKM. m. 202, 4722 sayılı K.m.10) Taraflar arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/2. fıkrası uyarınca boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir.
Dava konusu 17714 ada 12 parsel 24.7.1992 tarihinde davalı adına satın alınmış ve üzerine 6.4.2000 tarihinde inşaatına başlanan ve 2003 yılı sonunda tamamlanan villa inşa ettirilmiştir. Selçuklu 824 ada 249 parseldeki 4 numaralı dükkan ise evvelce 24.02.1977 tarihinde taraflar adına yarı paylı olarak alınmış ise de 21.11.1989 da satılmış, daha sonra 13.8.1992 tarihinde davalı adına satın alınarak tapuya tescil edilmiştir. Hocacihan köyü 7576 parsel ise 26.11.1980 tarihinde davalı adına satın alınmış, 25.3.2004 tarihinde imar görerek 28779 ada 1 parsel olmuştur. Davalı 28779 ada 1 parselde 132/2400 pay sahibidir. Taşınmaz üzerindeki A7 numaralı iki katlı eski yapı ise 29.05.1981'de başlamış ve 29.11.1984 tarihinde bitirilmiştir, sahibi olarak davalı ... yazılıdır. Dosya kapsamı ve alım tarihleri itibarıyla villanın bir bölümü hariç davacının talebi katkı payı alacağı, kısmen villa için ise katılma alacağına ilişkindir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve taktirde bir isabetsizlik bulunmadığına, her iki tarafın da çalıştıkları dosya kapsamıyla belirlendiğine, davacının çalışarak belirli bir gelir elde ettiği anlaşıldığından edinilen taşınmazlara katkısının olduğunun kabul edilmesi gerektiğine, taraf gelirleri ile 743 sayılı TKM'nin 152. maddesi uyarınca davalı kocanın evi geçindirme yükümlülüğü dikkate alındığında davacının talebi ile bağlı da kalınarak hesaplamada dikkate alınan katkı oranları ve bulunan katkı payı alacağı miktarlarında bir isabetsizlik görülmediğine, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki açıklamalar ve hesaplamaların usul ve yasaya uygun yapıldığına göre, bu tür davalarda uygulanması gereken fedakarlığın denkleştirilmesi ve hakkaniyet kuralı da gözetildiğinde davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıda yazılı hususlar dışındaki diğer tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Asıl dava 600.000 TL, birleşen dava ise 20.000 TL değer üzerinden harcı yatırılarak açılmıştır. Yargılama sırasında katkı payı alacakları bilirkişi raporu ile belirlenmiş, asıl davada 17714 ada 12 parselin arsası için 118.846,23 TL, üzerindeki villa için 122.713,97 TL, birleşen davada 28779 ada 1 parsel için 99.113.76 TL, 824 ada 249 parselde 4 numaralı dükkan için 40.000 TL katkı payı alacağı tesbit edilmiştir. Asıl davada bulunan miktarlar tesbit edilen miktarlardan daha az olup harç tamamlama gerekmemekle beraber, birleşen davada bilirkişinin tesbit ettiği miktarlar talep edilen 20.000 TL'nin üzerinde olmasına
rağmen fazla tesbit edilen 119.113,76 TL için harç tamamlattırılmamıştır. Asıl davadaki fazla harcın birleşen dosyaya teşmili de mümkün değildir. Mahkemece bu husus gözden kaçırılarak birleşen dava açısından harcı yatırılan taleple bağlı kalınarak 20.000 TL bakımından davanın kabulüne, fazlaya ilişkin davacının haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi, harç ve vekalet ücretinin de 20.000 TL üzerinden hesaplanması gerekirken harcı tamamlanmayan ve bilirkişi raporu ile tesbit edilen toplam 139.113,76 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi ve bu değere göre vekalet ücreti takdiri ve harç hesaplanması doğru olmamıştır. Ayrıca kabule göre de mahkeme, bilirkişinin belirlediği alacağın tamamına hükmetmiş olmasına rağmen birleşen davanın kabulü yerine birleşen davanın kısmen kabulüne karar vermesi de doğru değildir. Davalı vekilinin temyiz itirazları bu bakımdan yerindedir.
Ancak birleşen dava bakımından gerek kabul, gerekse hatalı da olsa kısmen kabul kısmen red yazılı olsun her iki halde de ortada davacının reddedilecek bir talebi bulunmadığından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğrudur. Davalı vekilinin bu yöne ilişen temyizi yerinde değildir.
Davacının taleplerinin kısmen villa hariç diğer talepler bakımından katkı payı alacağı olduğu açıktır. Bilirkişi tarafından da mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu döneme ilişkin katkı payı alacağı hesabı yapılmış, mahkeme tarafından da bu miktarlar üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak, katkı payı alacağı davalarında faize eldeki davanın dava tarihinden geçerli olacak şekilde yasal faiz yürütülmesi gerekir. Dosya kapsamına göre edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu dönemde edinildiği kabul edilen villa bakımından hükmedilen alacak için karar tarihinden geçerli faize hükmedilmesi doğrudur. Ancak mal ayrılığı rejimi geçerli iken edinildikleri anlaşılan asıl davada 17714 ada 12 parselin arsası için 118.846,23 TL, birleşen davada ise az yukarıdaki bozma gerekçeleri karşısında taleple bağlı kalınarak her iki taşınmaz yönünden hükmedilecek toplam 20.000 TL bakımından dava tarihinden geçerli olacak şekilde faize hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar tarihinden geçerli şekilde faize hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Bu bakımından villa dışındaki taleplerle ilgili davacı vekilinin faize yönelen temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin villa dışındaki taleplerle ilgili faize, davalı vekilinin ise birleşen dava ile ilgili talebe yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan Yerel Mahkeme kararının açıklanan nedenlere ilişkin olarak 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve 5.701,00'şer TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine, 09.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy