MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Katılma alacağı
... ile ... aralarındaki katılma alacağı davasının kabulüne dair ... 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 12.12.2012 gün ve 979/965 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, evli olan vekileden ile davalı arasında boşanma davası bulunduğunu, evlilik birliği içinde edinilen 10825 parsel 4 numaralı bağımsız bölümün edinilmiş mal olup bu taşınmazda vekiledenin 1/2 payının bulunduğunu açıklayarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 20.11.2012 tarihli dilekçesiyle talebini 32.500 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı taşınmazı çalıştığı yıllarda yapmış olduğu birikimle satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne, nizalı taşınmazın evlilik birliği içinde her iki tarafın katkısı ile satın alındığından dava konusu gayrimenkulün bilirkişilerce tespit edilen değerinin yarısı olan 32.500 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; taraflar 14.11.1985 tarihinde evlenmişler, 27.07.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin kararın 02.07.2012 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Eşler arasındaki mal rejimi TMK'nun 225/son maddesi gereğince boşanma davasının açıldığı tarihte sona ermiştir. Bu durum karşısında, eşler, başka bir mal rejimini seçtiklerini ileri sürmediklerinden; evlilik tarihi olan 14.11.1985 'ten 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 ye kadar TMK'nun 170. maddesi gereğince mal ayrılığı, bu tarihten boşanma dava tarihi olan 27.07.2009 tarihine kadar ise TMK'nun 202 ve devamı maddelerine göre edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir.
Hemen belirtmek gerekir ki, dava konusu 10825 parseldeki 4 numaralı bağımsız bölümün 24.12.2003 olan edinme tarihinde tapu memuru huzurunda yapılan resmi akitle davalı adına tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bu duruma göre davacının isteği TMK'nun 202 ve devamı maddelerine göre davacının isteği katılma alacağına yöneliktir. Bu durumda katılma alacağına ilişkin davalarda, eklenecek değerlerden (TMK.m.229) ve denkleştirmeden (TMK.m.230) elde edilen miktarların da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK.m.219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK.m.231) yarısı üzerinden (TMK.m.236/1) tarafların kazanılmış haklarınında dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması gerekir.
Davacı yukarıda açıklandığı üzere TMK'nun 202 ve devamı maddeleri gereğince katılma alacağı isteğinde bulunmuş ve taşınmaz da edinme tarihi itibariyle TMK'nun 222/son maddesine göre edinilmiş mal ise de, bu karinenin aksinin ispatı her zaman mümkündür. Davalı taşınmazın önceki yıllardaki çalışmasıyla yapmış olduğu birikimle satın alındığını belirtmekle, kişisel mal savunmasında bulunduğunun kabulü gereklidir. TMK'nun 6. maddesine göre davalının bu savunmasını kanıtlaması gereklidir. Ne var ki; Mahkemece HMK'nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki açıklama ve ispat hakkı dikkate alınmayarak davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Bu halde Mahkemece davacının kişisel mal iddiasına ilişkin delillerini bildirmesi için süre ve imkan verilerek, bildirdiği takdirde delillerin toplanarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüne, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 512,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.