MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de ;Takip konusu ilamda, 35.023,33 DM'nin 31.12.1987'den 01.01.2002 tarihine kadar davalı Bankanın vadesiz DM hesabına uyguladığı faiz uygulanmak suretiyle, 01.01.2002 tarihinden dava tarihine kadar bankanın vadesiz EURO hesabına uyguladığı faiz uygulamak suretiyle hesaplanacak miktarına, dava tarihi (09.12.2006)'den itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsiline karar verilmiştir .Bu ilamla başlatılan takipte borçlunun istenen faize itirazı üzerine Mahkemece, bilirkişiden alınan 11.10.2011 tarihli rapora göre fazla istem bulunmadığından, itirazın reddine karar verilmiş, borçlu vekilince hüküm temyiz edilmiştir. 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un, 3678 sayılı yasa ile değişik 4/a maddesinde; Sözleşmede daha yüksek akdi veya geçikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanacağı belirtilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Tebliğleri gereğince, bankalar uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit ederek, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirmek zorundadırlar. Bildirilen bu oranlar bankaların mevduat kabulünde uygulayabilecekleri azami oranları olup, fiilen uyguladıkları oranlar ile farklılık gösterebilmektedir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 09.12.2006 tarihinden takip tarihi 10.07.2009'a kadar ki dönem için TCMB internet sitesinde yayımlanan ve Devlet Bankalarınca uygulanacağı bildirilen farazi oranlar nazara alınarak ve de birer yıllık devreler halinde hesaplanma kuralına aykırı şekilde, faiz miktarının hesap edildiği anlaşılmaktadır.Bu durumda Mahkemece ilam ve yasa maddesi nazara alınarak, Devlet Bankalarının takip konusu yabancı paraya fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranların ilgili bankalardan sorularak tespit ile bu oranlar esas alınarak ve birer yıllık dönemler halinde faiz hesabı yapılarak sonuca gidilmesi yerine, Bankalarca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasına uygulanacağı bildirilen farazi oranların esas alınarak ve birer yıllık dönemler halinde hesaplanması kuralına aykırı şekilde yapılan hesaplamaya göre sonuca gidilmesi isabetsizdir.SONUÇ:Borçlu vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3.maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.