MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu ... vekili İcra Mahkemesine başvurusunda, ... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2011 tarih 2009/802 Esas, 2011/323 Karar sayılı ilamına istinaden başlatılan ilamlı takipte faize itirazı yanında müvekkili kurumun 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 140. maddesi gereğince her türlü harç ve teminattan muafiyeti nedeniyle tahsil harcının icra emrinden çıkarılması gerektiği bu sebeple ... 5 İcra Müdürlüğü'nün 2011/25512 sayılı dosyasında gönderilen ve ilama aykırı olarak düzenlenen icra emrinin, fazla faiz hesabı ve düzeltilmesi gereken icra tahsil harcı yönünden şikayetin kabulü ile karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 143/5. maddesinin varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemleri ve bununla ilgili olarak düzenlenen kağıtları, kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen 5 yıl süresince 492 sayılı Harçlar Kanuna göre ödenecek harçlardan maddede sayılan diğer vergilerden ve kesintilerden istisna tuttuğu belirtilen hükmün istisna tutulan halleri sınırladığı dava konusu olayda davacı kurumunda TMSF olduğu gözönüne alındığı halde dahi İcra ve İflas Kanunu'nun 15. maddesi uyarınca gerçekte borçluya ait olan tahsil harcının, konuya ilişkin bir başka düzenlemeyi içerir 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/b maddesindeki hüküm çerçevesinde yatırılan paradan alınmış veya alınacak olması, sonuçta bu miktarın borçludan alınan kendisine ödenmesine olanak veren yasal düzenlemeler karşısında icra emrinin hukuka aykırı bulunmadığı İcra İflas Kanunu'nun 12. maddesi hükmü de gözetildiğinde borçlunun borcunun yatırılan paradan kesilerek ödenen tahsil harcı kadar devam edeceğinden alacaklının ödediği harç miktarı kadar takibe devam hakkı bulunduğu, alacağın tamamı karşılanana kadar gerçekte borçlunun sorumluluğu altında bulunan tahsil harcını borçludan alma hakkına sahip olduğu bu sebeple davacı yanın 5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 140. maddesine dayanarak tahsil harcına yönelik şikayetinin reddine karar verilmiştir.
5411 sayılı Bankacılık Yasası'nın 140/1. maddesi Fon'un her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğunu düzenlemektedir. Anılan 140. madde içerisinde Fon’un devraldığı borçlar arasında herhangi bir ayrım yapılmamış olduğundan Mahkemenin red gerekçesi yerinde değildir. Bu durumda Mahkemece bu yöndeki şikayetinin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy