MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili,... 3. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5732 Esas sayılı takip dosyasından 02.07.2012 tarihinde haczedilen menkullerin müvekkiline ait olduğunu, borçlu ile bir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı alacaklı vekili, işyerinin çalışma ruhsatı halen borçlu ... adına olduğu halde işyerinin devredildiği beyan edilerek istihkak iddiasında bulunulmasının doğru olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.Davalı borçlu ... , davaya katılmamıştır.Mahkemece, işyeri devri İİK'nun 44. maddesine uygun bir şekilde yapıldığından mahcuzlar devir kapsamında kaldığından davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı açtığı istihkak davasına ilişkindir.Dava konusu haciz 20.07.2012 tarihinde ... Mahallesi, ... Cad., ... adresinde işyeri çalışanı ... huzurunda gerçekleştirilmiş, işyeri devri 25.07.2012 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile ilan edilmiştir. İİK'nun 97/a maddesinde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararınadır. Bu yasal karinenin aksinin davacı tarafından güçlü ve inandırıcı delillerle ispatlanması gerekir. Dosya içeriğinden haciz adresinin daha önce borçlu tarafından işletilirken işyerinin davacı üçüncü kişiye 15.05.2012 tarihinde devredildiği ve üçüncü kişinin 31.03.2012 tarihli çekten kaynaklanan borcun doğumundan sonra haciz adresinde faaliyete başladığı anlaşılmaktadır.Daha önce haciz adresini işleten borçlu ... ile devir alan üçüncü kişi ...'ün kardeş oldukları, borçlu ile davacı üçüncü kişi arasında alacaklılardan mal kaçırma amacıyla muvazaalı işlem yapıldığı aralarındaki ilişkinin danışıklı işyeri devri
niteliğinde bulunduğu, devrin alacaklıların haklarını etkilemeyeceği, işyerini devralan davacı üçüncü kişi ...'ün TBK'nun 202. maddesi uyarınca işletmenin borçlarından da sorumlu olduğu dikkate alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy