MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili İcra Mahkemesi'ne başvurusunda gönderilen icra emrini 11/10/2012 tarihinde tebliğ aldığını, genel kredi sözleşmesinin ödeme emri ekinde gönderilmediğini, bahsi geçen ödeme emri ve dolayısıyla başlatılan icra takibinin yasal unsurları taşımadığını, takibin dayanağı belgenin gönderilmemiş ve icra dosyasına dahi sunulmamış olması nedeniyle ileri süreceği itirazın engellenmiş olduğunu, ödeme emrinde gösterilen faiz oranlarını da kabul etmediğini, 03/08/2012 tarihi itibariyle toplam borç miktarını oluşturan rakam içinde 23.779,19-TL faiz bulunduğunu, alacaklı talebinin 3095 sayılı kanuni faiz ve temerrüt faizine ilişkin kanun hükümlerinin 3. maddesine aykırı olduğunu, faize faiz işletilemeyeceğinin net olarak hükme bağlandığını, bu nedenlerle ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, icra emrinin tebliğine rağmen İİK 149/b-2 maddesinde belirtilen 7 günlük süre içinde itiraz veya şikayetler ileri sürülmemiş olduğundan, davacının belirttiği hususları inceleme konusu yapmaya yasal olanak bulunmadığı, kaldı ki takibe konu ihtarname Noter aracılığıyla senet ve sözleşmedeki adrese tebliğ edilmekle ve temerrüte düşürülmüş sayılmakla İİK 150/ı maddesi koşulları kapsamında borçluya icra emri gönderilmesinde yasaya aykırı bir yön görülmediği, ihtarnameye süresinde itiraz edilmediği, kural olarak itiraz edilmeyen ihtarnamenin İİK 68/b'deki belge niteliğinde olduğu, İİK 33. maddesi anlamında ödeme ve mehile ilişkin delil de sunulmadığı ipotek akit tablosu (resmi senet) ve sözleşme, ihbarname ve tebligat şerhlerinin dosyada mevcut olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Borçluya ikinci kez çıkarılan ödeme emri, ona yeni bir itiraz hakkı tanır (HGK'nun 13.12.2006 tarih ve 2006/12-786/783 sayılı kararı). Her ne kadar, ilk icra emri tebliğinden itibaren yasal süre içinde icra mahkemesine itiraz edilmemiş ise de, benimsenen HGK'nun kararı doğrultusunda ikinci icra emri tebliği borçluya yeni bir itiraz hakkı vereceğinden süresi içinde borçlu takibe karşı itirazlarını ileri sürdüğünden icra mahkemesince borçlu tarafın tüm itiraz ve şikayetlerinin incelenerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK.nun geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK.nun 428.maddesi gereğinceHUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy