MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Türk Borçlar Kanunu’nun 514. maddesi "vekilin sözleşmenin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlerden, vekâlet veren ya da mirasçıları sözleşme devam ediyormuş gibi sorumludur.” hükmünü içermektedir.
Borçlu vekili Av.... ilama dayalı başlatılan icra takibinde İcra mahkemesine başvurusunda; icra emri tebligatının ilamda da belirtilen yeni vekile yapılması gerekirken, aynı ilamda gösterilse de azledilen vekil Av....’e yapıldığından usulsüz olduğunu belirterek, icra emrinin iptalini istemiş, Mahkemece, vekilin azledildiğine ilişkin herhangi bir bildirim bulunmadığından tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda; vekil Av.....in ilama konu ... 1.İş Mahkemesi'nin 2009/300 Esas 2012/800 Karar sayılı dava dosyasının yargılaması devam ederken ... 12.Noterliğinin 11.05.2012 tarih 15039 nolu Azilnamesi ile azledildiğine ilişkin belge dosya içinde ise de; azilnamenin vekile tebliğine ilişkin evraka dosya içinde rastlanmamış, mahkemece bu konuda bir araştırma da yapılmamıştır. Bu durumda İcra Mahkemesi'nce azilnamenin muhatabı olan vekile tebliğine ilişkin tebliğ evrakının anılan Noterden celbi ile icra emri tebliğ işleminin azilname tebliğ edilmiş ise o tarihten önce yapılıp yapılmadığı belirlenip, yukarıda yazılı yasa hükmü gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.