MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tapu iptali ve tescil
... ve birleşen dosya davacısı ...ile Hazine aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 15.02.2012 gün ve 16/62 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine temsilcisi tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl dosyada davacı ... ve birleşen dosyada ise davacı ...vekili miras ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak davalı Hazine adına tapuda kayıtlı olan 160 ada 19 parsel sayılı taşınmazdan talep edilen taşınmaz bölümlerinin iptali ile vekil edenleri adına tapuya tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 160 ada 19 parsel sayılı taşınmazda teknik bilirkişi ...'in 31.05.2011 havale tarihli raporunda ''B'' harfi ile gösterilen 1833,87 m2'lik kısmın ifraz edilerek 160 adaya son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına ve birleşen dosyada ise aynı teknik bilirkişi raporunda ''C' 'harfi ile gösterilen 977,36 m2 lik kısmın ifraz edilerek 160 adaya son parsel numarası verilmek suretiyle davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiş, hüküm, süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından dilekçesinde yazılı nedenlerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava konusu olan 160 ada 19 nolu parsel, 5282.38 m2 yüzölçümüyle, ham toprak vasfıyla, senetsizden, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup ileride tarım arazisi haline dönüştürülmesi mümkün yerlerden olduğu ve kimsenin mülkiyet iddiasında bulunmaması gerekçesiyle 05.05.2000 tarihinde Hazine adına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmesi üzerine 19.01.2001 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Tarafların bildirdiği deliller toplanarak asıl dosyada mahallinde 16.05.2011 tarihinde keşif yapılmış ve teknik bilirkişi ... 31.05.2011 havale tarihli krokili raporunda davacı ...'ın talep ettiği yerin kırmızı renkle boyanmış olan ve ''B''harfiyle gösterilen 1833.87 m2 yer olduğunu ve nizalı taşınmazı üç parçaya böldüğünü bildirmiştir. Birleşen ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/248 Esas, 20011/230 Karar
sayılı dosyasında ise dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 23.05.2011 tarihinde keşif yapılmış ve teknik bilirkişi ...05.06.2011 havale tarihli raporunda, davacı ...'ın talep ettiği taşınmaz bölümünün ''C'' harfiyle gösterilen 977,36 m2 yüzölçümlü yer olduğunu bildirmiştir. Mahkemece birleşen dosyada anılan keşif yapıldıktan sonra, 21.06.2011 tarihinde bu dosyanın asıl dosyayla birleştirilmesine karar verilmiş, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de ''B'' ve ''C'' harfiyle gösterilen ve haklarında hüküm kurulan taşınmaz bölümlerinin 5403 sayılı Yasa hükümlerine göre, ifrazının mümkün olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Öte yandan, hükmün infazında fen bilirkişisi ...'in 31.05.2011 havale tarihli raporunun esas alınmasına karar verilmiş ise de anılan bu raporda birleşen dosyada talep edilen ''C'' harfiyle gösterilen yer ile birleşen dosyada teknik bilirkişi ...tarafından hazırlanan 05.06.2011 havale tarihli krokide belirtilen ''C'' harfinin konumları ve miktar itibariyle de yüzölçümleri farklıdır. Asıl ve birleşen dosyalarda ayrı ayrı keşif yapılmış ve farklı teknik bilirkişilerce krokili raporlar tanzim edilmiş olup asıl dosyada birleşen dosyada talep edilen taşınmaz bölümü bakımından keşif yapılmamıştır.
Bundan ayrı dava dilekçesinde gösterilen dava değerine itiraz edilmemiştir. Dava taşınmazın arzına yöneliktir. Muhdesat değerinin dikkate alınmasına gerek yoktur. Kaldı ki, keşiften sonra noksan harç da tamamlanmamıştır. Bu durumda, asıl dosyada davacı ... lehine 8.503.14 TL vekalet ücreti takdiri doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı İl Müdürlüğü'nden (eski ismiyle İmar-İskan Müdürlüğü'nden) fen rapuruna ekli kroki de gönderilmek suretiyle talep edilen ''B ve C'' harfleriyle gösterilen taşınmaz bölümlerinin ifrazının mümkün olup olmadığının sorulması, birleşen dosyada teknik bilirkişi ...'ın davacı ...'ın yer göstermesi ile 05.06.2011 havale tarihli raporunu hazırladığı ve birleşen dosya bakımından teknik bilirkişi ...'in 31.05.2011 havale tarihli krokili raporunun esas alındığı belirlendiğine göre, asıl ve birleşen dosyalarda alınan teknik bilirkişi raporlarının birbirleriyle çakıştırılmaması nedeniyle kabul kararı verilen taşınmazların üst üste geldiği, çifte tapuya sebebiyet verdiği de dikkate alınarak asıl ve birleşen dosyalarda alınan teknik bilirkişi raporlarının birbirleriyle çakıştırılması, talep edilen taşınmaz bölümlerinin aynı raporda gösterilecek şekilde yeniden rapor alınarak tereddütün giderilmesi ile hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde kabule karar verilmiş olması doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Usul ve Kanuna aykırı görülen hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 02.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.