MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah. sıfatıyla)
DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı
... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 13.03.2012 gün ve 218/81 sayılı hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 04.12.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden davacı ... vekili Avukat ... ve karşı taraftan davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Dosyanın incelenmesi sonucu görülen eksikliklerin ikmali için dosyanın mahal mahkemesine iadesine karar verilmesini takiben eksiklik tamamlanmış olmakla dosya yeniden incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... vekili, tarafların evlendikten tahminen 5-6 ay kadar sonra davalı ve ailesinin baskı ve ısrarları sonucu davacının kendisine ait ziynetlerin bir kısmını, bileziklerini bozdurarak, kendisine ait bir miktar parayı da üzerine eklemek suretiyle elde ettiği toplam 6.250 Euro parayı kocası Mahmut’a verdiğini, davalının da üzerine 3.750 Euro koyarak toplam 10.000 Euro karşılığında ... 113 ada 19 parselde ... adına ev ve arsa hissesi olan 1/2 hisseyi aile konutu olarak kullanmak üzere satın aldıklarını, ne var ki tapu kaydının kocanın ısrarı sonucu koca adına çıktığını açıklayarak katkı miktarının evin bugünkü değeri olan 35.153 TL ile oranlamasının yapılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere tahminen 22.500 TL olan değer artışı katkısının gecikme faizi, masraf ve ücreti vekalet ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının evlilik süresince çalışmadığını, geliri olmadığını, davacının ziynetlerini bozdurarak davalıya vermediğini, ziynetlerini yurt dışına giden yakınları ile parça parça gönderdiğini, davacının alımda katkısı olmadığını, katkısı olsa bile taşınmazdaki evin 40 yıllık ve oturulamaz olduğunu, değerinin fazla belirlendiğini ve talep edilen miktarın fahiş olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasının kısmen kabulü ile 19.573,12 TL'nin dava tarihi olan 25.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar 20.08.2007 tarihinde evlenmiş, 21.04.2009 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 20.10.2009 tarihinde kesinleşmesiyle, mal rejimi sona ermiştir (TMK’nun 225/2.m.). Başka mal rejimi seçildiği ileri sürülmediğine göre, eşler arasında evlilik tarihinden mal rejiminin sona erdiği boşanma davasının açıldığı tarihe kadar 4721 sayılı TMK'nun 202. maddesi ükmü uyarınca yasal “edinilmiş mallara katılma” rejimi geçerlidir. Dava konusu 113 ada 19 parselin 1/2 payı 12.11.2007 tarihinde davalı adına satın
alınarak tapuya tescil edilmiştir. Alım tarihi ve iddiaya göre davacının isteğinin değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür davalarda, eklenecek değerlerden (TMK'nun m. 229) ve denkleştirmeden (TMK'nun m. 230) elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere edinilmiş malın (TMK'nun m. 219) toplam değerinden mala ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan artık değerin (TMK'nun m. 231) yarısı üzerinden (TMK'nun m. 236/1) tarafların kazanılmış hakları da dikkate alınarak katılma alacağının hesaplanması ve TMK'nun 227. maddesi hükümleri uyarınca; eşlerden biri, diğerine ait malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuş ise, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında değer artış payı alacağının belirlenmesi gerekir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, davalı adına satın alınan payın 10.000 Euro'ya alınmasında davacının kişisel malı niteliğindeki 6.250 Euro'nun kullanıldığı, bakiye 3.750 Euro'nun ise davalı tarafından karşılandığı toplanan delillerle belirlendiğine, davalı tarafından TMK'nun 222/son maddesi gereğince bu miktarın kişisel mal veya değer olduğu usulüne uygun şekilde ispatlanmadığına, yapılacak hesaplamada bilirkişinin belirlediği 34.797 TL sürüm değerine göre 10/16 oranın davacının kişisel malı olduğunun kabulü doğru ise de bakiye 6/10 oranın da taraflar arasında yarı yarıya paylaşılması gereken artık değer olarak dikkate alınması, 3/16 oran üzerinde davacının katılma alacağı olduğu gözetilerek hesaplama yapılması ve 21.748,12 TL değer artış payı, 6.524,43 TL katılma alacağı bulunması gerekirken hatalı yöntemle hesaplama sonunda 10.873,12 TL değer artış payı, 8.700 TL katılma alacağı toplamı 19.573,12 TL bulunarak bu miktar üzerinden hüküm kurulması hatalı ve bu husus bozmayı gerektirmekte ise de hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi sebebiyle temyiz edenin aleyhine bozma yapılamayacağından davalı vekilinin esasa yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun olan hükmün esasının ONANMASINA,
Ancak, dava değer artış payı ve katılma alacağına ilişkin olup, TMK'nun 239/son maddesi gereğince değer artış payı ve katılma alacağına, mal rejiminin tasfiye tarihi olan 13.03.2012 karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde 25.12.2009 dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle, yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile halen yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve aşağıda dökümü yazılı 21,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.315,88 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına 11.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy