MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılamasında Mahkemenin görevsizliğine dair ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 29.03.2012 gün ve 30/143 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde, 130 ada 152, 159, 176, 58, 173 sayılı parsellerin kadastro çalışmaları sırasında davalılar adına yazıldığını, 130 ada 152, 159 ve 176 parsel sayılı taşınmazların kendisi ve davalılar adına müştereken yazılması gerekirken davalılardan ... adına tespit gördüğünü, 130 ada 58 ve 73 parsel sayılı taşınmazlarında kendisi ile davalılar adına paylı olarak tespit ve tescil edildiğini, aralarında yapılan taksim sonucu herkesin payını ve paya düşen yerin adlarına yazılması gerektiği halde bunun yapılmadığını, hatalı tespit ve tescil gördüklerini açıklayarak anılan parsellerin tapu kayıtlarının iptaline, tüm taşınmazların taraflar adına müştereken yazılmasını istemiş sonradan yargılamaya katılan davacı vekili dava dilekçesini tekrar etmiştir.
Davalı ..., dava konusu taşınmazların babaları ...’dan kaldığını; ölümünden sonra 4 kardeş olarak babalarından kalan yerleri paylaştıklarını, ancak kadastro tespitleri sırasında anlaşmaları, paylaşmaları dışında kadastro teknisyenlerince tespit yapıldığını, keşif ile belirlenecek doğru yerlerin hak sahipleri adına yazılmasına bir diyeceği olmadığını, bildirmiştir.
Davalı ... metindeki ...’in beyanı doğrultusunda açıklamada bulunmuştur.
Dahili davalı ... davayı kabul etmediğini ifade etmiştir.
Mahkemece, ... Kadastro Mahkemesi'nin 2006/12 Esas sayılı dava dosyası ile dava konusu taşınmazların davalı olduğunu, aynı Mahkemenin aynı parsellerle ilgili ayrıca 2006/17 Esas sayılı dava dosyası bulunduğunu, bu dava dosyasının 2006/12 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiğini ve Kadastro Mahkemesi'nde 2006/12 Esas sayılı dosyanın halen derdest bulunduğunu açıklayarak eldeki dava dosyası bakımından dava dilekçesinin görev yönünden reddine, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevsizliğine, dosyanın görevsizlikle ... Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastrodan önceki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve muristen intikal hukuksal sebeplerine dayalı olarak TMK'nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davasıdır.
Mahkemece, eldeki dava dosyası bakımından görevsizlik kararı verilmiş ise de, Mahkemenin bu görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır. Dava konusu yapılan ada ve parseller ile dava dışı birçok ada ve parsel hakkında ...ve ... tarafından davacı sıfatıyla ... Kadastro Mahkemesi'nde itiraz davası açtıkları, Mahkemece yapılan yargılama sırasında eldeki davaya konu yapılan parseller ile ilgili olarak Kadastro Mahkemesi'nde davacı sıfatı bulunan ...’ın davasından feragat etmesi nedeniyle Mahkemece, ... tarafından Kadastro Mahkemesi'nde açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği, ... Kadastro Mahkemesi'nin 26.03.2007 tarih, 2007/1 Esas ve 2007/22 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün taraflarca temyiz edilmeyerek 04.06.2007 tarihinde kesinleştiği dosya arasında bulunan Kadastro Mahkemesi'nin kararı ile belirlenmiştir. Eldeki davaya konu yapılan parsellerin Nesibe Yılmaz’ın Kadastro Mahkemesi'nde dava konusu yaptığı parseller ile bir ilgisinin bulunmadığı her iki dosya kapsamı ile saptanmıştır.
Kadastro Mahkemesi'nde ... tarafından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilip hükmün kesinleşmesinden sonra Kadastro Mahkemesi dosyasında davalı bulunan ..., bu sefer davacı sıfatıyla ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 26.05.2008 tarihinde eldeki bu davayı açmıştır. Görüldüğü gibi eldeki davanın açıldığı tarihte Kadastro Mahkemesi'nde derdest bulunan herhangi bir dava söz konusu değildir. Kadastro Mahkemesi'nce, verilen hükmün 4.6.2007 tarihinde kesinleşmesiyle dava konusu yapılan ada ve parseller hakkında 6.2.2008 tarihinde tapu kayıtlarının oluştuğu tespit edilmiştir. Derdest bir dava söz konusu olmadığına ve davacı ...’ın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. fıkrası kapsamında kadastrodan önceki hukuki nedenlere dayanacak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde eldeki bu davayı açtığına somut olayda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 26/D bendindeki koşullarda gerçekleşmediğine göre davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bakılması gerekmektedir. Bu nedenle Mahkemece iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması kesinleşen ... Kadastro Mahkemesi'nin 2007/1 Esas ve 2007/22 Karar sayılı dosya kapsamında bulunan deliller ile birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA ve HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy