MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Takip dayanağı ... İş Mahkemesi'nin 2009/332 E. 2011/237 K. sayılı ilamı ile kıdem ve ihbar tazminatına, yıllık izin ücreti alacağına, ücret alacağı ve fazla mesai ücret alacağına hükmedilmiş, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı dışındaki alacak kalemlerine en yüksek banka mevduat faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Borçlu vekili icra mahkemesine başvurusunda; yasal kesintiler yapılmadan takip başlatıldığını, kıdem tazminatı, ücret alacağı ve fazla mesai ücret alacağına ilama aykırı olarak fahiş oran üzerinden faiz talep edildiğini, bankalar tarafından fiilen mevduata uygulanan en yüksek faiz oranlarının tespitinin gerektiğini belirterek ilama aykırı olarak hesap ve talep edilen faiz oranına ve işlemiş faize itiraz ettiklerini bildirmiş; mahkemece Vakıfbank, ... Bankası ve ... Bankası'ndan faiz oranları getirtilmiş, Vakıfbank faiz oranlarına göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiği görülmüştür.
HGK'nun 20.09.2006 tarih, 12-594/534 sayılı kararında da vurgulandığı üzere mahkemece yapılacak iş; tarafların bildirdikleri bankalardan hakkın doğum tarihinden itibaren birer yıllık devreler halinde bankalarca mevduata fiilen uygulanan en yüksek faiz oranının sorulması ve hakkın doğum tarihinden itibaren takip tarihine kadar istenebilecek faiz miktarının bilirkişiye hesaplattırılması şeklinde olmalıdır.
Somut olayda mahkemece yukarıda bildirilen ilkeler ışığında, her iki tarafın da bildirdiği tüm bankalardan faiz oranları getirtilerek yeniden bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmesi ve ayrıca, alacaklı vekilinin bilirkişi raporuna itirazında bildirdiği “takip talebinde belirtilen 3.234 TL'nin takip tarihine kadar olan yasal faizinin hesabının yapılmadığına” ilişkin itirazının da değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ve taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.