MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 16. maddesine göre, kendisine tebliğ yapılacak şahıs adresinde bulunmazsa, tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.
Somut olayda, borçlu adına çıkan icra emri tebligatında tebliğin, "aynı çatı altında beraber eşi...ya" yapıldığı yazılı ise de, muhatabın bulunup bulunmadığına dair şerhe yer verilmemiştir. Anılan tebligat bu nedenle usulsüzdür. Ancak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğ işleminden haberdar olmuş ise geçerli sayılır. Muhatabın beyan ettiği öğrenme tarihi, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Bu durumda İcra Mahkemesince yapılması gereken iş; borçlunun öğrenme tarihi tespit edilerek, bu tarihe göre şikayet süresinde değil ise, süreden ret kararı, süresinde ise diğer şikayet nedenleri incelenerek sonucuna göre karar oluşturmaktan ibarettir. Mahkemece, yazılı gerekçe tebligatın usulsüz olduğunun kabulü ile Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi nazara alınmaksızın tebliğ işleminin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy