MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Takip dayanağı ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (Fikri Sınai Haklar Mahkemesi sıfatı ile) 2011/620 E, 2012/656 K. sayılı 29.11.2012 tarihli ilamında; davacı adına "Doruk" olarak tescilli markaya tecavüzün önlenmesine, 3.435,97 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın borçludan tahsiline karar verilmiştir.
6217 sayılı Kanun'un 30. maddesi ile 6100 sayılı Kanun'a eklenen "Geçici madde 3" yollamasıyla uygulanması gereken HUMK'nun 443/4, (HMK'nun 367/2). maddesinde; "Aile ve şahsın hukukuna mütedair hükümlerin kesinleşmedikçe takibe konulamayacağı" düzenlenmiştir.
Somut olayda, Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin, davacı adına tescilli markaya tecavüzün ref'ine dair oluşturulan hükmü, HUMK'nun 443/4. maddesi kapsamında şahsın hukukuna ilişkin olduğundan, bu nitelikteki ilamlar kesinleşmeden infaz edilemeyeceğinden fer'i nitelikte bulunan ilamda hükmedilen tazminat alacağı ve vekalet ücreti de kesinleşmeden takibe konulamaz. Bu nedenle talebin kabulü yerine, dayanak ilamın HMK'nun 367/2 kapsamında olmadığının kabulü ile şikayetin reddi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenle İİK'nun 366. ve HUMK'nun 428. maddeleri gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.