MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu aleyhine ilama dayalı olarak toplam 224.811,27 TL'nin asıl alacak kısmının takipten sonra faizi, icra masrafı ve vekalet ücretiyle tahsili istemiyle ilamlı takip başlatıldığı, icra emri tebliği üzerine borçlu vekili, İcra Mahkemesi'nde, takip konusu edilen asıl alacağın ve işlemiş faizinin takip tarihinden önce alacaklının banka hesabına yatırıldığını iddia ederek takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, yapılan bu ödeme borçluya bildirilmediğinden, alacaklının bu tarihten iki gün sonra takibi başlatmasında kötü niyetli olmadığı kabul edilerek, icra emrinde istenen asıl alacak ve bunun işlemiş faizi yönünde takibin iptaline, 2.764,55 TL ilam yargı gideri ve 15.500,00 TL ilam vekalet ücreti yönünden takibin kısmen devamına karar verilmiştir. Hükmü, alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Dosya kapsamından temyiz ve uyuşmazlık konusu miktarların 4.870,00 TL'den fazla olduğu, sehven temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşıldığından, Dairemizin 23.11.2012 tarih ve 2012/10479 Esas, 2012/11008 Karar sayılı temyiz dilekçesinin reddi kararının oybirliğiyle kaldırılmasına karar verilerek, alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine geçilmiştir.
Takip konusu 07.06.2012 tarihli ilamda, 183.644,80 TL'nin belirtilen tarihlerden itibaren yasal faiziyle, 2.764,55 TL yargı giderinin ve 15.500,00 TL vekalet ücretinin borçludan tahsili ile alacaklıya ödenmesine karar verildiği, borçlu tarafından 19.06.2012 tarihinde 183.645,00 TL asıl alacak ve 23.040,00 TL işlemiş faizinin alacaklının banka hesabına yatırıldığı dosyaya sunulan dekontlardan anlaşılmaktadır.
Borçlu takip konusu ilamda hükmedilen asıl alacak ve işlemiş faizini 19.06.2012 takip tarihinden (21.06.2012) önce, alacaklının banka hesabına yatırdığını beyan etmiş ise de, alacaklıya ödemeye ilişkin bir bildirimde bulunduğunu iddia ve ispat edemediğinden, mahkemenin alacaklının takibe geçmesinde herhangi bir kusuru ve kötü niyetinin olmadığı ve ödemenin takipten sonra olduğuna ilişkin kabulü yerindedir.
./.
-2-
2013/759-4756
818 sayılı B.K'nun 84. maddesinde, ''borçlu faiz veya masrafları tediyede gecikmiş değil ise kısmen icra eylediği tediyeyi resulmale mahsup edebilir.'' yani kısmi ödemelerin öncellikle fer'i alacaklardan mahsup edileceği kuralı yer almaktadır.
Bu durumda Mahkemece, kısmi ödemenin takipten sonra ve ödeme emri tebliğinden önce yapıldığı ve alacaklı vekilinin talebi de gözetilerek İcra Müdürlüğü'nce yapılacak hesaplamada nazara alınacağı düşünülmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366. ve 6100 sayılı HUMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, HUMK 388/4. (HMK 297/4) maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy