MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 28. İcra Müdürlüğü'nün 2012/262 sayılı Takip dosyasında yapılan 28.01.2012 günlü hacze konu menkullerin davacı üçüncü kişi şirkete ait faturalı eşyalar olduğunu, haciz adresinin ve mahcuzların borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, hacizde borçlunun orada faaliyet gösterdiğine dair delillerin bulunmadığını, İİK'nun 99. maddesinin uygulanması gerektiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.Davalı alacaklı vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: Dava konusu mahcuzların üçüncü kişinin zilyetliğinde iken haczedildiği, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu ve ispat yükü altında olan alacaklının karinenin aksini kanıtlamaya elverişli delilleri sunamadığı, dava değerinin ihaledeki satış bedeli ile dosyaya yatırılan para miktarı toplamından ibaret olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı "istihkak" davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz sırasında hazır bulunan ... ticaret sicil kaydına göre 16.02.2012'de şirket ortağı, 22.02.2012'de de yetkilisi olmuştur. Dolayısıyla haciz sırasında üçüncü kişi şirket adına istihkak iddiasında bulunabilecek kişilerden olup olmadığı belirsizdir. O tarihte şirket müdürü, temsilcisi vb. konumda çalışıp çalışmadığı da araştırılmamıştır. Oysa ki İİK'nun 96/1 ve 85/2. maddelerinde, üçüncü kişi adına istihkak iddiasında bulunabilecek kişiler açıkça belirtilmiştir. Haciz sırasında muhafaza işlemi de yapıldığına göre; davacı tarafın haczi aynı gün öğrendiğinin kabulü gerekir ki Yargıtay'ın uzun süredir yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir. Haczi aynı gün öğrenen üçüncü kişinin, 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde istihkak iddiasında bulunup bulunmadığı dava şartı olması nedeni ile öncelikle ele alınıp değerlendirilmesi gereken hususlardandır.Diğer yandan, dava konusu haciz, borçlunun ticaret sicil kaydında geçen önceki faaliyet adresinde yapılmıştır. Kaldı ki borçlu takibe konu senetler üzerinde de bu adresi göstermiştir. Davacı şirket bu adreste icra takibine dayanak senetlerin düzenlenmesinden sonra kurulmuştur. Bu koşullarda İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi kira sözleşmesi, vergi levhasının yanı sıra fatura deliline de dayanmaktadır.
Ne var ki Mahkemece faturanın gerçekliği yönünde alıcı ve satıcı firmaların ticari kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, diğer yandan mahcuzlara uygunluğu da yine refakate alınacak teknik bilirkişi eşliğinde yapılacak keşif ile tespit edilmemiştir. Bütün bunların yanı sıra örtülü iş yeri devri yapılmış olması ihtimali de bulunduğundan faturaların gerçekliği ve mahcuzlara uygunluğu belirlense bile bu kez muvazaanın olup olmadığı, davacı ve borçlunun ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile saptanmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm tesisi hatalı olmuştur.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne hükmün İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy