MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı üçüncü kişi vekili, ... 3. İcra Müdürlüğü’nün 2012/2404 sayılı Takip dosyasında yapılan hacze konu üzerinde ... markası yazan emtianın üçüncü kişiye ait olduğunu, aralarında imzalanan Bayii Lojistik Anlaşması uyarınca borçluya ait depoda bulunduğunu, buna ilişkin hizmet bedellerinin ödendiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin borçlunun faaliyet adresinde yapıldığını, lojistik hizmet temininin borçlunun faaliyet alanı içinde yer almadığını, aslında üçüncü kişinin hacizli emtiayı alarak borçludan olan alacağını tahsil etmeye çalıştığını, belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.Mahkemece toplanan delillere göre: Dava konusu haczin takip borçlusunun adresinde yapıldığı, ancak aralarındaki Bayii Lojistik Anlaşması uyarınca haciz adresinde bulunan üçüncü kişiye ait eşyaların haczedildiği gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.Dava konusu haciz borçlunun faaliyet adresinde yapılmış olup, İİK'nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararınadır. İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişi, mahcuzların kendisine ait olduğunu, aradaki Bayii Lojistik Sözleşmesi uyarınca borçlunun adresinde bulunduğunu, bunların borçluya satılmadığını iddia etmekte buna ilişkin sevk irsaliyeleri ile anılan sözleşmeye dayanmaktadır.
Davacının dayandığı sözleşme ile sevk irsaliyeleri her zaman temini mümkün belgelerdendir. Bunların gerçekliği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin niteliği, vb. hususlar ancak üçüncü kişi ve borçlunun ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak ayrıntılı bir bilirkişi incelemesi ile tespit edilmeli, mahcuzlara uygunluğu yönünde ise yine uzman bilirkişi refakatinde keşif incelemesi yapılmalıdır. Bu sırada özellikle borçlunun, lojistik hizmet temini konusunda üçüncü kişi ya da başka şirketlerle süregelen ticari ilişkisinin olup olmadığı üzerinde de durulmalıdır.
Gerçekten de borçlu, davacının ürünlerini satın almış olabilir ve alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ediliyor olabilir ki bu durumda istihkak iddiasının reddi gerekir.Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm tesisi hatalı olmuştur.Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.