MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İstihkak
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, ... 17. İcra Müdürlüğü’nün 2012/384 sayılı Takip dosyasında yapılan 16.02.2012 günlü hacze konu mahcuzların borçlu şirkete ait olduğunu, borçlunun kurucu ortaklarının haciz mahallinde hazır bulunduğunu ve istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğünü belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı üçüncü kişi vekili, mahcuzların borçluya ait olduğunu gösterebilecek hiçbir belgenin ele geçmediğini, faturalarının bulunduğunu, davalı üçüncü kişi şirketin aynı sektörde uzun yıllardır faaliyet gösterdiğini, haciz adresinin borçlu şirket ile ilgisinin olmadığını, borçlu şirketin eski çalışanlarının üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya başlamalarının muvazaanın kanıtı olarak kabul edilemeyeceğini belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: davacı üçüncü kişinin dayandığı faturaların ticari kayıtlarında yer aldığı, faturaları düzenleyen ... Tekstil A.Ş.’nin çıkış kayıtlarında da yer aldığı, iki şirket arasında ortaklık yapısı ve aynı adreste faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğu, mahcuzların ... A.Ş.’nde giriş kaydının yer almadığı, diğer yandan borçlu şirketin bir kısım kurucu ortaklarının icra takibinin başlamasından kısa süre önce Ocak 2011 itibarı ile üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya başladıkları, bu şahısların hacizde de hazır bulunduğu, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklı tarafından İİK’nun 99. maddesi uyarınca “istihkak iddiasının reddi” davası olarak açılmıştır.
Haciz mahallinde borçlu şirketin kurucu ortakları hazır bulunmaktadır ve borcun doğum tarihinden sonra üçüncü kişi şirket bünyesinde çalışmaya başlamışlardır.
Bu koşullarda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir. İcra Müdürlüğü’nün sehven İİK’nun 99. maddesini uygulaması ispat yükünün yer değiştirmesi sonucunu doğurmayacaktır.
İspat yükü altında olan ve karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahip olan üçüncü kişinin sunduğu vergi levhası ve borcun doğum tarihinden sonra düzenlenen faturalar ile diğer deliller istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli nitelikte değildir.
Diğer yandan istihkak davasının yargılaması aşamasında teminat karşılığında takibin ertelenmesi yönünde verilmiş bir karar da bulunmamaktadır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı üçüncü kişi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.184,78 TL'nin temyiz edenden alınmasına,12.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.