.........
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Davacı 3.kişi Banka vekili, daval..............aleyhine başlatılan takipte, Banka'nın.......şubesine haciz müzekkeresi gönderildiğini, hacze itirazlarına havi beyanda bulunduklarını, takip borçlusunun banka hesabı üzerinde Banka ile borçlu arasında yapılan sözleşme gereği rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı bulunduğundan istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacakl.........yazılan haciz yazısı üzerine risklerden bahsedilerek hacizli paranın gönderilmediğini, hesapla ilgili var olan riskler nedeniyle işlem yapılmadığını, hacizden sonra da riskle ilgili işlem gerçekleştirilmediğini, anılan risklere dayalı olarak istihkak iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporunun risk miktarı esas alınarak davacı 3.kişi Banka ile davalı borçlu Şirket arasında imzalanan; Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi'nin çekle işleyen hesaplara uygulanacak hükümler başlığı altındaki H.2 ve H.3 bendi gereği bankaya karşı doğmuş ve doğacak tüm borçları için tüm hesaplarda rehin hakkı tesisi ile üye işyeri sözleşmesinin bankaya karşı doğmuş, doğacak ve doğması muhtemel tüm borçları için bankanın tüm şubeleri nezdinde mevcut olan ve olabilecek her türlü hak ve alacakları, mevduat hesapları üzerinde banka lehine rehin hakkı tesisi nazara alındığında, takip borçlusu şirketin çeklerden dolayı davacı 3.kişi Banka'daki riskler toplamının istihkak iddia edilen miktardan fazla olduğu, bu sebeple davacı 3.kişi Banka'nın anılan sözleşmeler ve yasal düzenlemeler gereği ile Hukuk Genel Kurulunun 21.09.2011 tarih 2011/17-513-549 sayılı kararıyla da benimsenen ilkesi doğrultusunda istihkak iddiasının kabulüne ve şartları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Dava, üçüncü kişi Banka tarafından İİK’nun 96. ve devamı maddeleri gereğince açılan istihkak iddiasının kabulü istemine ilişkindir.
.......
Davacı üçüncü kişi.......ve takip borçlusu......... arasında ....... Sözleşmesi imzalanmıştır. Davacı üçüncü kişi Banka'nın dayandığı rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının anılan kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte doğduğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte üçüncü kişi Banka'nın borçlusuna karşı ileri sürebildiği rehin, hapis, takas ve mahsup hakkını, borçlusunun alacaklısına karşı da (istihkak iddiası ile) ileri sürebilmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay’ın ve Dairemizin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. (HGK 28.03.2012 tarih ve 2011/12–849 esas 2012/242 karar)
Gerçekten de TMK’nun 881. maddesinde: “Halen mevcut olan veya henüz doğmamış olmakla beraber doğması kesin veya olası bulunan herhangi bir alacak, ipotekle güvence altına alınabilir…” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre; anılan düzenleme alacak rehnine kıyasen uygulandığında, ileride doğacak alacakların da rehnedilebileceği sonucuna varılabilir. Ne var ki bu gibi durumlarda Banka'nın üçüncü kişi sıfatı ile istihkak iddiasında bulunabilmesi için haciz kararının alındığı tarih itibarı ile kredi borcunun tamamının ödenmemiş olması, uzmanlık gerektiren bu durumun bilirkişi ya da bilirkişilere tespit ettirilmesi, belirlenen geri ödemesi yapılmamış kredi alacağı veye çek varsa bu miktar ile sınırlı olmak üzere üçüncü kişi bankanın dava konusu hesaplar üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerekir. Haciz tarihi itibarı ile varsa kredi borcunun tamamı veya keşide edilen çeklerin ödemesi yapılmış ise bu kez üçüncü kişinin dayandığı kredi sözleşmesinden doğan rehin hakkının alacaklıya karşı ileri sürülmesi mümkün olmayacaktır
Somut olayda 3.kişi Banka ile borçlu arasında imzalanan kredi sözleşmesinin tarihi ve bu sözleşmeden doğan borcun var olup olmadığı var ise ödenip ödenmediği gibi hususlar, taraflarca sunulan belgelerin içeriğinden anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle üçüncü kişi............arasında imzalanan sözleşmelerin tarihini gösterir onaylı bir örneği ile ödeme planının ve varsa tahsilât makbuzlarının getirtilip, alacaklının başlattığı bu takibe konu borcun doğduğu tarih ve takip tarihi itibarı ile Banka'ya olan borcun varlığını koruyup korumadığı, borç var ise ne kadar olduğu ve borçlu mudinin hesap hareketleri incelettirilerek, Banka tarafından rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı ileri sürüldükten sonra borçlunun hesabından serbestçe tasarruf edip etmediğinin belirlenmesi için banka hesap işleri konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor alınarak, TMK 2.maddesi hükmü de göz önüne alınarak dosyadaki tüm bu delillere göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekecektir.
Belirtilen tüm bu maddi ve hukuki özellikler dikkate alınmadan ve özellikle yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı şirket vekilinin temyiz itirazının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 25.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.........