MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçlu ve şikayete gelen malik aleyhine, 3.750.000,00 TL limitli teminat ipoteğine dayalı olarak, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapılmış, şikayetçi borçlu, kendisine devredilen taşınmazın değeriyle sınırlı olmak kaydıyla ayni sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle yapılan takibin usulsüz olduğunu takibin iptalini talep etmiştir.
MK'nun 851 ve 881. maddelerinde ifadesini bulan azami meblağ ipoteğinde (üst sınır ipoteği) borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlanabilir. MK'nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının bu limiti aşması mümkün değildir. HGK'nun 24.05.1989 tarih ve 1989/11-294 Esas, 1989/378 Karar sayılı kararında da yukarıdaki kural benimsenmiştir. İpoteğin üst sınır ipoteği olması halinde borçlu ve ipotek veren sadece ipotek akit tablosunda belirtilen miktar ile sınırlı olmak üzere sorumludur.
Bu durumda taşınmazın ipotekli olarak devredilmesi halinde ipoteği devralan borçtan şahsen sorumlu değil ise, (borçluya şahsen kefil veya müteselsil borçlu) sorumluluğu taşınmazın değeri ile sınırlıdır. Taşınmazın ipotek limitinin altında satılması halinde satış bedelinin ödenmesiyle takipteki sorumluluğu sona erer.
O halde, ipotek verenin taşınmazın değeri ile sorumlu olduğu yönündeki şikayetinin kabulü gerekirken, istemlerinin tümden reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Şikayetçi vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. ve İİK'nun 364. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 27.05.2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.