MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Borçlu vekili, vekil edeni aleyhine ilamlı icra takibi başlatıldığını, icra emri ile talep edilen işlemiş faizin hatalı ve fahiş olduğunu, ilama aykırı düzenlenen icra emrinin iptalini talep etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda takip tarihi 15.02.2011 kabul edilerek %9 faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda alacaklının toplam 1.091.307.96 TL işlemiş faiz talebinde bulunabileceğini ve takip talebindeki faiz miktarı ve faiz oranı ile aynen örtüştüğü de tespit edilmesi üzerine borçlunun itirazları yerinde görülmediğinden şikayetinin reddine karar verilmiştir.
Şikayete konu icra takip dosyasında alacaklı vekili 15.02.2011 tarihinde icra emri düzenlenmesi amacıyla icra dairesine takip talebini ibraz etmiş ise de İcra Müdürlüğü'nce aynı tarihli karar ile dayanak ilamın gayrımenkulün aynına ilişkin karar olması sebebi ile ilamın kesinleşmeden icra edilemeyeceğinden şimdilik dosya kaydı yapılıp ilam kesinleştiğinde icra emri gönderilmesine karar verilmiştir. Daha sonra ilam kesinleşince 21.06.2011 tarihinde takip talebindeki aynı miktarlar üzerinden icra emri düzenlenerek borçluya gönderilmiştir. Bu durumda takip tarihi 15.02.2011 olarak kabulü gerekecektir.
Yargılama aşamasında hükme esas alınan bilirkişi raporuna borçlu tarafından itiraz edilmiştir. Yargıtay incelemesi sırasında da yapılan hesaplamanın denetimi mümkün olmamıştır. İlamda belirtildiği gibi faizin başlangıç tarihinin 21.07.2008 olarak alınması hususunun da gözden kaçırılmadan Mahkemece farklı bir hesap bilirkişisine yeniden hesaplama yaptırılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m. 297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.