MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu vekili ilama dayalı olarak başlatılan takipte İcra Mahkemesine başvurusunda, ilam gereğinin yerine getirilmesine ilişkin İcra Müdürlüğünce yapılan işlemlerin usulüne uygun yapılmadığından borçluya gönderilen 5.442,08 TL'nin tahsiline yönelik muhtıranın ve fazla talep edilen miktarın iptalini istemiş, Mahkemenin davanın kabulü ile ilamın infazına ilişkin olarak yapılan işlemlerin iptali yönündeki kararı Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 11.07.2011 tarih 2011/16459-14979 E.-K. sayılı ilamı ile “...Somut olayda her ne kadar İİK'nun 30/2.maddesine uygun olarak ilama konu işin yapılması için gereken masrafın miktarı icra müdürlüğünce bilirkişi vasıtasıyla belirlenmemiş ise de mahkemece mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak ilama konu işlerin yapılması için gereken miktarın belirlenmesinden ve yapılan işlerin ilama uygunluğunun, bir diğer anlatımla icra müdürlüğünün işlemlerinin denetlenmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken eksik inceleme ile ve infazı mümkün olmayacak biçimde yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesi ile bozmaya sevk edilmiştir.İcra Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak, mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de; ilama konu işlerin yapılması için gereken net miktar belirlenmediği gibi bozma ilamında infazı mümkün olmayacak şekilde icra müdürlüğünce yapılan infaz işleminin kaldırılması yönünde verilen ilk karar eleştirildiği halde aynı şekilde hüküm tesis edilmesi doğru değildir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda ilamda atıfta bulunulan fen bilirkişisi ... ’ın 21.11.2006 tarihli yargılama sırasında alınan dava konusu 3019 parsel sayılı taşınmazda sarı renkli (B) harfi ile gösterilen 204,10 m2'lik kısmın aynı bilirkişinin katıldığı 13.05.2009 tarihli infaz zaptı ile ilamda belirtildiği üzere eski hale getirildiği
görülmekte olduğundan yapılan bu işlemin ne kadar masrafla yerine getirilebileceğinin tespiti gerekir. Bozma ilamından sonra yapılan keşifte fen bilirkişileri ve kepçe operatörleri bulundurulduğu halde sadece fen bilirkişisinden dolgu yapılacak toprağı taşımakta kullanılacak traktör sefer sayısı tespiti yönünden rapor alınarak, yapılan işe ait masraf netleştirilmeden sonuca gidilmiştir.
O halde Mahkemece yapılacak iş; ilamda belirtilen işin ne kadar masrafla yapılabileceğinin belirlenmesi yönünde kepçe operatörü, traktör sahibi, bilirkişi yanında teknik olarak inşaat bilirkişisi de bulundurulmak sureti ile sonuca gidilmesi belirlenen masraf miktarına göre, borçluya gönderilen muhtıranın denetlenmesi, gerektiğinde, muhtıra ile istenen miktar üzerinden iptal kararı verilmesinden ibarettir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy