MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ:Takibin taliki veya iptali
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
İpotek veren borçlu ... vekili, borçlu hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan ilamlı takipte İcra Mahkemesine başvurusunda; ipoteğe konu borcun ödenerek kapatıldığını, daha sonra ipoteği kaldırmak için alacaklı banka ile yapılan görüşmede 95.700,00 TL istenilmesi üzerine bu bedelin vekil edeni tarafından 21.02.2012 tarihinde ödenmesine rağmen başlatılan takibin haksız olduğunu açıklayarak, icranın geri bırakılmasına ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, “iddia edilen ödemenin yapıldığı kabul edilse bile dosya borcunun henüz kapanmadığı ve yine bahsi geçen paranın borçlunun kendi tasarruf hesabına yatırıldığı” gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm, ipotek veren borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.İİK'nun 150/ı. maddesine göre, borçlu cari hesap veya kısa, orta ve uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayri nakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcunu ihtiva etmese dahi krediyi kullandıran taraf maddede yazılı olduğu şekilde tebliğ ettiği ihtarı İcra Müdürüne ibraz ederse İcra Müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. Şayet borçlu ihtara yine yazılı süre içerisinde itiraz etmişse İcra Müdürüne şikayette bulunma hakkına sahiptir. Bu durumda alacaklı İİK'nun 68/b maddesi çerçevesinde alacağını ispat zorunluluğundadır. İhtara itiraz edilmeme durumunda ise ispat yükü borçluya geçer.Bu durumda, İİK'nun 149/a maddesinin 1. fıkrasında yer verilen "icranın geri bırakılması hakkında 33. maddenin 1, 2 ve 4. fıkraları uygulanır." hükmü,İİK'nun 33/1. maddesinde ise, icra emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde dilekçe ile İcra Mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığı veya imhal veya itfa edildiği itirazında bulunabilir. İtfa veya imhal iddiası yetkili mercilerce re'sen yapılmış veya usulüne göre tasdik edilmiş yahut icra dairesinde veya icra mahkemesinde veya mahkeme önünde ikrar olunmuş senetle tevsik edildiği takdirde icra geri bırakılır.” hükmü birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Somut olayda; İpotek veren borçlu ..., örnek 6 icra emri tebliği üzerine süresi içinde vekili aracılığı ile İcra Mahkemesi’ne başvurarak, borcun takipten önce 21.02.2012 tarihinde kendisi tarafından alacaklı Vakıflar Bankası'na ödendiği iddiasında bulunmuş ve buna ilişkin dekontu ibraz etmiştir. Söz konusu dekont incelendiğinde; hesap rumuzu olarak ”yapılandırma hesabı”, açıklama kısmında ise ”ipotek kaldırmak üzere yatan ... nolu hesaba 95.700,00 TL yatırılmıştır.” şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda Mahkemece, ipotek alacaklısı durumunda bulunan Vakıflar Bankası'ndan makbuzda geçen ... nolu hesabın ipoteğin konusunu oluşturan kredi hesabı olup olmadığı ve bahsi geçen bu hesaba anılan paranın ihtarname tarihinden önce nakledilip nakledilmediğinin sorulup, belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsizdir.SONUÇ: İpotek veren borçlu vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 22.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy