MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVATÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Şikayetçi borçlu vekili, vekil edeni aleyhine başlatılan ilamlı takipte borçluya ait 118 ada 3 ve 4 nolu parsellere haciz konulduğunu, haline münasip evi olduğunu bildirerek, hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Mahkemece şikayetin kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiştir. Hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İİK’nun 82/1. maddesinin 12. bendi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan, ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez. Takip hukukunda asıl olan borcun ödenmesidir. İcra Mahkemesi talep aşamasında alacaklı ve borçlunun menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür.
Somut olayda, 118 ada 3 parsel arsa vasfıyla, 118 ada 4 parsel ise 2 katlı kargir ev ve arsa vasfıyla borçlu adına tapuda kayıtlıdır. 118 ada 3 parsel sayılı taşınmaz arsa olup meskeniyet şikayetine konu edilemez. Bu parsel (118 ada 3 parsel) yönünden haczedilmezlik şikayetinin reddi gerekirken kabulü doğru değildir.Meskeniyet şikayetine konu bir diğer taşınmaz olan 118 ada 4 nolu parselle ilgili olarak mahkemece yaptırılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda, 2 katlı ev ve arsanın toplam değeri 132.502,95 TL olarak tespit edilmiş ise de söz konusu raporda borçlunun ailesi ile birlikte oturabileceği haline münasip bir evi alabileceği bedel tespit edilmemiştir. Mahkemece, bu hususta ek rapor alınarak, borçlunun ailesiyle birlikte oturabileceği haline münasip evin değeri saptanarak 118 ada 4 nolu parsel ve üzerindeki evin değeriyle kıyaslanarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz rapora dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA,taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy