MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... Belediye Başkanlığı aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 17.05.2012 gün ve 186/268 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, dava dışı 1222 parsel sayılı taşınmazın babasına ait iken 22.11.1991 tarihinde tapudaki satış ile devraldığını, bitişiğindeki yaklaşık 200 m2 yüzölçümlü köy boşluğu niteliğiyle tescil harici bırakılan dava konusu taşınmazın da babası tarafından bahçe olarak kullanıldığını, eklemeli olarak 20 yıldan fazla süre ile zilyetliklerinde bulunduğunu açıklayarak bu bölümün adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine temsilcisi, kazanma koşullarının davacı yararına oluşmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı ... Belediye Başkanlığı temsilcisi ise, dava konusu taşınmazın özel mülkiyete elverişli yerlerden olmadığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne, 109 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili ile ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Dava konusu tapusuz taşınmaz, dosya arasında yer alan orijinal paftasına göre 18.02.1960 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında paftasında yol olarak gösterilmiş, daha sonra idari yoldan 03.03.2010 tarihinde eldeki dava devam ederken 109 ada 4 parsel sayılı taşınmaz olarak ... Belediyesi adına arsa niteliği ile tescil edilmiştir. Komşu olan dava dışı 1222 parsel sayılı taşınmazı davacı, tapu memuru huzurunda yapılan resmi satışla 22.11.1991 tarihinde satın almıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, davacı 1222 parsel sayılı taşınmaza ilişkin 22.11.1991 tarihinde çap satın almıştır. Kural olarak, çap iktisap eden kişinin mülkiyet ve zilyetliği çap kaydı ile sınırlıdır. Bir başka anlatımla çap iktisap eden kişinin çap dışında kalan yerler için dava hakkını da devir alması gerekir. Çap iktisap eden kişinin zilyetliği
aksine bir delil ya da belge yok ise bu tarihten itibaren başlar. Dosya içeriğinden, tapuda satış yapan kişinin, davacıya dava hakkını devrettiğine ilişkin beyanı bulunmadığı gibi aralarında düzenlenen herhangi bir belge de yoktur. Bu nedenle iş bu davada davacı bayiinin haklarına dayanamaz. Kaldı ki, davacının çap iktisap ettiği tarihten itibaren dava tarihine kadar 20 yıllık iktisap sağlayan zilyetlik süresi de geçmemiştir.
Hal böyle olunca, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı gerekçelerle kabulü yönünde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Davalı Hazine vekili ile ... Belediyesi vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olup kabulü ile Yerel Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 10.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy