...
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK 96.maddesi gereği açılan, istihkak iddiasının kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece, şartlı ve mülkiyetin saklı kalması kaydıyla 06 BS 0985 plakalı araç devrine ilişkin yapılan sözleşmeyle aracın mülkiyeti davacı şirkete intikal etmesi söz konusu olmayacağından, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı üçüncü kişi Şirket vekili, dava konusu ...plakalı aracın 18.02.2011 tarihinde kayden haczedildiğini, bu taşıtın borçludan mülkiyeti saklı tutularak satın alındığını, hal böyle iken davalı alacaklı tarafından haczedildiğini açıklayarak haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, aracın satışı sicile kayıtlı olmadığından 18.02.2011 tarihi itibarı ile borçlu adına göründüğünü, davacı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, aldığı aracı sicile tescil ettirmediği için bu durumun ortaya çıktığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişi .....tarafından....2009/9197 Esas sayılı dosyasında haczedilen 06 BS 0985 plakalı aracın ......16.10.2009 tarih ve 20720 yevmiye nolu düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla yapılan satış sözleşmesi ile önceki maliki ....... satın alındığını, ancak dosya alacaklısı tarafından alacağa haciz konulduğunu, haczin iptali talep edilmiş ise de, davacı tarafın mülkiyet iddiasını dayandırdığı......16.10.2009 tarih ve ..... yevmiye nolu düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi incelendiğinde, söz konusu senedin aracın satış ve mülkiyetinin devrine ilişkin olmayıp, vadeli satışını düzenlemiş olduğu, bu senetle senet kapsamındaki şartlar gerçekleştiğinde ancak senet lehtarının aracın satışını isteyebileceği, senedin mülkiyeti devir kapsamında .....
ve aracın yasal şekilde mülkiyetini devretme amacıyla düzenlenmediği, davacının hacizli araç üzerinde hukuken malikliği söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İş bu davanın yasal dayanağı belirgin olarak Türk Medeni Kanunu'nun 764. ve 765. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 259 ve devamı maddeleridir. Anılan madde hükümlerine göre, kural olarak, mülkiyeti saklı tutulmak kaydıyla yapılan satış, noterce özel siciline kaydedilmemiş ise, satış kesin satıştır. Ancak, davacının dayandığı 16.10.2009 tarihli mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi TMK’nun 764.maddesine uygun şekilde noterde düzenlenme şeklinde yapılarak devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmişse, yasanın aradığı koşulları taşıyan geçerli bu sözleşme ile mülkiyet, satıcı üzerinde kalır alıcıya geçmez. Alıcı ancak satış bedelinin tamamını ödedikten sonra malın sahibi olur.
Somut olayda; mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla düzenlenen satış sözleşmesinde yazılı bakiye satış bedelinin 08.04.2010 tarihli Noterde düzenlenmiş ibraname ile satıcı borçluya ödendiği ve alıcının bu suretle araç mülkiyetini ibranamenin düzenlendiği 08.04.2010 tarihinde iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışa dair 16.10.2009 tarihli sözleşmenin alıcının yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile tescil edilip edilmediği sorulmamıştır. (TMK. 764 madde) Öncelikle, bu husus araştırılarak, özel sicile kayıt yoksa, satışın kesin satış olacağı özel sicile kaydedilmişse senette yazılı bakiye satış bedelinin haciz tarihinden önce veya sonra ödendiği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu hukuki ve fiili olgular gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 18.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
....
Full & Egal Universal Law Academy