....
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
K A R A R
Dava, üçüncü kişi tarafından İİK 96.maddesi gereği açılan, istihkak iddiasının kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece, şartlı ve mülkiyetin saklı kalması kaydıyla ........plakalı araç devrine ilişkin yapılan sözleşmeyle aracın mülkiyeti davacı şirkete intikal etmesi söz konusu olmayacağından, davanın reddine karar verilmiş, karar davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı üçüncü kişi şirket vekili, dava konusu 18.02.2011 tarihinde kayden haczedilen.......plakalı aracı borçludan 16.10.2009 tarihinde mülkiyeti saklı tutmak kaydıyla satın aldığı halde davalı alacaklı tarafından haczedildiğini belirterek haczin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, aracın satışı sicile kayıtlı olmadığından 18.02.2011 tarihi itibarı ile borçlu adına göründüğünü, davacı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, aldığı aracı sicile tescil ettirmediği için bu durum ortaya çıktığından davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı üçüncü kişi....... tarafından....... 2011/1027 Esas sayılı dosyasında haczedilen .....plakalı aracın......16.10.2009 tarih ve 20720 yevmiye nolu düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla yapılan satış sözleşmesi ile önceki maliki .......satın alındığı, ancak dosya alacaklısı tarafından araca haciz konulduğu, haczin iptali talep edilmiş ise de, davacı tarafın, mülkiyet iddiasını dayandırdığı ....... 16.10.2009 tarih ve ..... yevmiye nolu düzenleme şeklinde mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla satış sözleşmesi incelendiğinde, söz konusu senedin aracın satış ve mülkiyetinin devrine ilişkin olmayıp, vadeli satışını düzenlemiş olduğu, bu senetle senet kapsamındaki şartlar gerçekleştiğinde ancak senet lehtarının aracın satışını isteyebileceği, senedin mülkiyeti devir kapsamında ve aracın yasal şekilde mülkiyetini devretme amacıyla düzenlenmediği, davacının hacizli araç üzerinde hukuken malikliği söz konusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
......
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak Türk Medeni Kanun'un 764. ve 765. maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun 259 ve devamı maddeleridir. Anılan madde hükümlerine göre, kural olarak, mülkiyeti saklı tutulmak kaydıyla yapılan satış, noterce özel siciline kaydedilmemiş ise, satış kesin satıştır. Ancak, davacının dayandığı 16.10.2009 tarihli mülkiyeti saklı tutma sözleşmesi TMK'nun 764.maddesine uygun şekilde noterde düzenlenme şeklinde yapılarak devralanın yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile kaydedilmişse, yasanın aradığı koşulları taşıyan geçerli bu sözleşme ile mülkiyet, satıcı üzerinde kalır alıcıya geçmez. Alıcı ancak satış bedelinin tamamını ödedikten sonra malın sahibi olur.
Somut olayda; mülkiyetin saklı tutulması kaydıyla düzenlenen satış sözleşmesinde yazılı bakiye satış bedelinin 08.04.2010 tarihli Noterde düzenlenmiş ibraname ile satıcı borçluya ödendiği alıcının bu suretle araç mülkiyetini ibranamenin düzenlendiği 08.04.2010 tarihinde iktisap ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışa dair 16.10.2009 tarihli sözleşmenin alıcının yerleşim yeri noterliğindeki özel sicile tescil edilip edilmediği sorulmamıştır. (TMK. 764. madde) Öncelikle, bu husus araştırılarak, özel sicile kayıt yoksa, satışın kesin satış olacağı özel sicile kaydedilmişse senette yazılı bakiye satış bedelinin haciz tarihinden önce veya sonra ödendiği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Mahkemece bu hukuki ve fiili olgular gözönüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
18.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
......