........
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Borçlu aleyhine........2009/996 Esas, 2011/755 Karar sayılı ilamına dayalı olarak, asıl alacak, bunun işlemiş faizi, vekalet ücreti ve yargılama giderleri talebiyle ilamlı takip başlatılmıştır. Borçlu vekili, takip dayanağı ilamın tapu iptal ve tescili ilamı olması sebebiyle kesinleşmeden takibe konulamayacağından bahisle takibin iptalini talep etmiştir. Mahkemece, davanın ıslahla alacak davasına dönüştürüldüğü, bu nedenle kesinleşmeden takibe konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK'nun 443/4. maddesi (6100 sayılı HMK'nun 367/2. maddesi) gereğince gayrimenkule ve buna ilişkin ayni haklara dair hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez.
Somut olayda takip dayanağı ilamda her ne kadar bedele hükmedilmiş ise de, uyuşmazlığın özünde ayni hakka ilişkin mülkiyet ihtilafı olduğundan ve ilamda taşınmazın aynı tartışıldığından, bu ilam kesinleşmeden infaz edilemez. Bu durumda Mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle şikayetin reddi yönünde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK. m.297/ç) ve İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
........
Full & Egal Universal Law Academy